Hasta fenerli gerçektende hasta olur ölüm dösegine düser. Her zaman maçlara gittigi fanatik arkadaslari ziyaretine gelirler.
Son defa görelim derler.
” Allahin takdiri,elden birsey gelmez ama bir son istedigin varsa bari onu yerine getirelim
” O zaman beni galatasaraya üye yapin!
Herkes birbirine bakar:
“Yaav sen doguştan fenerli degil misin? Ne yapiyorsun sen?
Hasta fenerlinin birden yüzü güler: ulen bu sene burada cok cektilerya ahirette direk cennete gideceklermiş “ya ondan benimde cok günahım var…
Fatih Terim
98 dünyakupasını FRANSA milli takımının kanzandığını gören Fatih Terim hemen ilk uçakla fransaya fransanın hocasından taktik almaya gider.Fatih hoca,fransanın hocasına
“ya hocam sız nasıl şampiyon oldunuz özel bir yöntem mi kullanıyosunuz” der. Bunun üzerine fransa milli takımını hocası
“Yo hayır.Ben sadece futbolcularıma zeka testi uyguluyorum.Bakın” der ve Fransa milli takımında forma giyen Zidane ı yanına çağırır ve şöyle der “Zidane senin ananın babanın çocuğu ama kardeşin değil, kim bu?” der.
Zidane da “Benim, hocam”der.
Fatih Terim de aynı şeyi kendi futbolcularında uygalaya karar verir ve Istanbula geri dönüp Hakan Şükürü yanına çağırır ve
“Hakan senin ananın babanın oğlu ama kardeşin değil,kim bu?” der, Hakan da
“Hihi bi dakka hocam gidip bi Hagi ye sorayım hihi” der. Hagi ye gidip
“Hagi senin ananın babanın oğlu ama kardeşin deil,Kim bu?” der Hagi de
“benim tabiki” der. Bunun üzerine Hakan şükür Fatih hocaya döner ve “Hagiymiş hocam” der..
Fatih terimde”Saçmalama oglum ne hagi si.. Zidane” der..
GS: 6 – FB: 0
6-0 biten galatasaray fenerbahçe maçından sonra gs li arif tanınmamak için yaşlı bir adam kılığına girer ve bır cafe ye gider. Cafe de yanına yaşlı bır bayan yanaşır ve : -”naber Arif” der.
Bunun uzerıne arif delirir nasıl tanıdı bu kadın beni diye düşünüp durur. Ertesi gün yine aynı cafede aynı kadın yanaşır arifin yanına yine -”naber arif” der.
3.gün arif cok değişik bır kılıkta gider cafeye ve yine aynı kadın yanaşır ve yine -”naber arif” der. Arif dayanamayıp sorar nerden tanıyosun beni diye.
Yaşlı teyze : -”olum ben bülent len” der.
Zidane ve Fener
Bir gün Real Madrid, Fenerbahçe’yle maç yapmak için Istanbul’a gelecekmiş. Binmişler uçağa, Real Madrid’li oyuncular çok üzgün. Zidane kaptan olarak sormuş tabi
- Ne o çocuklar yüzünüzden düşen bin parça?
Raul demiş ki:
- Ya abi fenerle oynamayı hiç istemiyoz.
Stada gelmişler. Hala millet surat yapıyor. Zidane arkadaşlarina;
- Siz gidin İstanbul’u gezin, ben Fenerbahçe’yle tek basima maç yaparım. demiş.
Bunu duyan arkadaşlari sevinçten havalara uçmuşlar. Hemen dalmışlar İstanbul gecelerine. Maç başlamış. Devre arası Real Madrid’li futbolcular stata gelmişler ve skorboarda bakmislar Real Madrid 1:0 önde. Demişler bi Laila yapalım gelelim bari. Maçın sonunda geri gelmişler. Bi bakmışlar skor 1:1. Gitmişler soyunma odasına Zidane’yi kutlamaya, ancak Zidane almış başını iki elinin arasına ağlıyor.
- Niye ağlıyorsun, sen bütün takıma karşı tek başına oynadın ve maç berabere bitti. Bu mükemmel bi şey.
Zidane cevap vermiş;
- Eğer maçın 60. dakikasında kırmızı kart görmeseydim, farka gidecektim. Ben ona üzülüyorum.
Fenerli Değilim..!
Bir gün kahvenin kapası sert bir tekmeyle açılır. İçeri iri yarı çam yarması gibi biri girer ve haykırır :
“Bütün Fenerliler ibnedir!”
Kimseden ses çıkmaz. Adam yine bağırır :
“duymadınızmı lan! tüm fenerliler ibnedir!”
Derken en arkalardan ufak tefek bi adam kalkar ve
“ya bilader der niye bize böyle hakaret ediyorsun bizde insanız bu kadar ağır hakaret etmene ne gerek var “der.
Çam yarması “ne o lan sen fenerlimisin”diye sorar.
Adam “hayır ibneyim”der.
Ipne Hakem..
Futbol maçinda seyirciler yanlis kararlar veren orta hakeme bagirmaktadirlar:
- Ibne hakem, ibne hakem!!!!
Bu çirkin tezahurat üzerine orta hakem, yan hakemlerden birinin yanina kosar ve siddetle çikisir:
- Iliskimizden kimlere bahsettin?
Fenerbahçe ve Tanri
Hagi basarilar ile dolu bir yasamin ardindan gunahlari icin cehennemde cezasini cektikten sonra cennete gitmis.
Cennette Tanri Hagi’ye etrafi gezdirmis ve sonunda kucuk, sirin bahcesinde soluk renkte bir Galatasaray bayragi olan bir eve gelmisler
Tanri Hagi’ye; “Bu ev senin, degerini bil. Burada oyle herkese ev vermeyiz” demis
Hagi evin merdivenlerinden ikinci kata cikarken biraz ileride devasa bir bahcenin ortasinda, altinlarla suslenmis mermerli bir yolu olan, cok satafatli, koskoca bir saray gormus. Saraydaki balkonlarda ve bahcenin her yerinde de sari lacivert bayraklar ve Fenerbahçe armalari varmis.
Hagi Tanri’ya: “Ben de cok basarili bir sporcu idim. Galatasarayda kac sampiyonluk yasadim sakat sakat oynadim fedakarlik yaptim,hep basariliydim,milli takiminda vazgecilmeziydim, demis. Neden benim evim Rustu’nunku gibi degil?” demis.
Tanri da gulmus ve cevap vermis
“O ev Rustu’nun degil, Rustu hala yasiyor. O ev benim”
Elendik
Takımın bütün futbolcuları kadının peşindeydiler. Kadın kaleciden başlayıp, sağbek solbek derken santrfora kadar ulaşır. Klubün kutlama gecesinde ise solaçığın kolunda gelir.
Bu işe şaşıran idarecilerden biri santrforu bir köşeye çekerek sorar: – Yakın zamana kadar, bu kadının gözdesi sen değil miydin?
Santrfor cevap verir: – Evet, efendim öyle idi, ama finallerde elendik.
Derbi Maç
Derbi maçından bir gün önce, iki taraftar konuşurlarken, biri sorar:
- Yarın maça geliyor musun?
- Hayır gelmiyorum, karım izin vermiyor.
Diğeri: – Bak, bu işin kolayı var. Maçtan iki saat önce karımı kucaklıyorum, yatak odasına götürüyorum. Üzerindeki parçalarcasına çıkarıyorum, deliler gibi sevişiyoruz. O mutlu bir şekilde yatarken, ben de kaçıp koşa koşa maça geliyorum. Sen de bu yolu dene. Önceleri benim karım da izin vermiyordu.
- Olur.
Maçtan sonraki gün iki arkadaş yine buluşurlar: – Dünkü maçta yoktun? Yoksa dediklerimi yapmadın mı?
- Yaptım, ama bak anlatayım. Maçtan iki saat önce, dediğin gibi karımı kucaklayıp yatak odasına götürdüm. Önce giysilerini parçalarcasına çıkardım, sonra yatağa fırlattım. Tam pantolonumun düğmelerini açarken, “Yahu boşver, bizim takım bu sezon bunca zahmete değecek kadar güzel oynamıyor zaten.” deyip vazgeçtim.
Futbol Camiasi
Bir gün adamın biri bir geneleve gitmiş. İşini bitirdikten sonra kadınla muhabbet etmeye başlamış.
- “Siz bu kadar ilişkiye giriyorsunuz.Hiç çocuğunuz olmuyor mu ?”
- “Olmaz olurmu bizde bazen hamile kalıyoruz.” der.
- “Peki çocukları ne yapıyorsunuz?” diye sorar.
- “Belli bir cami var hepsini onun avlusuna bırakıyoruz.” der.
Adam kadına çocukların ne yaptıklarınla ilgilenmedikleri için kızarken , kadın cevap verir.
- ” İlgilenmez olurmuyuz. Çocukların zenginleri klüplere başkan , yeteneklileri futbolcu , bi bok olamayanlar da taraftar oluyor ” diye cevap vermiş.
Futbol Konuşuruz
Einstein ölünce insanlığa hizmetlerinden dolayı onu cennette bir villaya yerleştirmişler. Bir gün kapısı çalmış. Gelen adam benim IQ 200 demiş. einstein ooh demiş gel içeri seninle quantum fiziği konuşuruz.
Bir vakit sonra başka biri gelmiş. Adam benim IQ 90 demiş. Einstein gel gel demiş seninle siyaset konuşuruz.
Derken üçüncü adam kapıyı çalmış. Benim IQ 5 demiş.
einstein biraz düşünmüş ve cevabı vermiş.. Gel içeri seninle de Futbol konuşuruz.
Alt Yapi
Futbolcuyu bir kadınla aynı evde basarlar. Futbolcu daha pantolonunu giymeye fırsat bulmadan karşısında gazetecileri görür. Gazetecilerden biri sorar: – Bir şey söylemek istiyor musun?
- İstiyorum. Biliyorsunuz herkes eskiden beri Türk futbolundaki altyapı eksikliğinden bahseder durur. Görüyorsunuz altyapıda hiçbir sorun yok.
Maç
Iki karadeniz takimi: Rizesporla Sinop mac yapiyorlarmis.
O esnada stadin yanindan bir tren geciyormus.
Sinoplular trenin dudugunu hakemin bitis dudugu zannetmisler.
Ve sahayi terketmisler. Kalan 85 dakikada Rizespor da gol atamayinca mac 0-0 berabere bitmis.
Bandirma
Denizli ve Bandırma spor kulüpleri maç yapmaktadırlar.
Denizli taraftarları tezahurata başlarlar:
DENİZLİ! DENİZLİ! DENİZLİ!
Bandırma spor taraftarları altta kalırlarmı onlarda başlarlar:
BANDIRMA! BANDIRMA!
Denizlili taraftarlardan hemen cevap gelir:
BANDIRCEZ! BANDIRCEZ!
Şike
Futbol maçı başlamadan önce iki takımdan birinin kaptanı, hakemi bir köşeye çekip :
-Hocam, der.Sen bizim takımın durumunu bilmezsin…
-Bu maçı bize kaybettirecek olursan, bizimkiler seni ne yapar bilirmisin?
-Ne yaparlar?
-Seni parça parça ederler…
Hakem cevap verdi : -Anlaşıldı, siz bu oyunda berabere kalacaksınız…
-Neden?
-Öteki, takımın kaptanı da bana aynı sözleri söyledi de ondan!..
Boks Maçi
Bir gün Temel Mike Tayson ile ünvan maçina çikmis.
Daha ilk yumrukta Temel nakavt olmus.
Hakem bir, iki, üç dört.. sayarken menejeri Temel’in kulagina;
-”Sakin dokuzdan önce kalma” demis
Temel hafifden gözlerini aralayarak menejerine;
-”Saat kaç?”
Maç Durumu
Temel ile Dursun maç sahasının önünde köfte satarken Temel bilet bulur. Dursun’a şöyle der. -Ula Dursun bu bileti al maçı öğren de gel der.
Dursun gider ve maçı öğrenip gelir durumu Temel’e anlatır:
- Direk dikiyler ortaya bir kabak koyiyler. 21 avanak peşine koşiyler. 2 direğin arasına girince gool diye bağıriyler bir de utanmadan kısa don giyiyler.
Benim Ev..
Hagi basarilar ile dolu bir yasamin ardindan gunahlari icin cehennemde cezasini cektikten sonra cennete gitmis.Cennette Tanri Hagi’ye etrafi gezdirmis ve sonunda kucuk, sirin bahcesinde soluk renkte bir Galatasaray bayragi olan bir eve gelmisler.Tanri Hagi’ye;
-”Bu ev senin, degerini bil. Burada oyle herkese ev vermeyiz” demiş.Hagi evin merdivenlerinden ikinci kata cikarken biraz ileride devasa bir bahcenin ortasinda,altinlarla suslenmis mermerli bir yolu olan, cok satafatli, koskoca bir saray gormus. Saraydaki balkonlarda ve bahcenin her yerinde de sari lacivert bayraklar ve Fenerbahçe armalari varmis.
Hagi Tanri’ya:
-”Ben de cok basarili bir sporcu idim.Galatasarayda kac sampiyonluk yasadim sakat sakat oynadim fedakarlik yaptim,hep basariliydim,milli takiminda vazgecilmeziydim, demis. Neden benim evim Rustu’nunku gibi degil?” demis.Tanri da gulmus ve cevap vermis
-”O ev Rustu’nun degil, Rustu hala yasiyor.O ev benim”
Hakemler Bizde
Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış :
-Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?
-Boşuna oynamayalım, biz kazanırız, demiş seytan.
-Olur mu en iyi futbolcular bizde. Ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde.
Şeytan şeytanca gülümsemiş :
-Ama bütün hakemler de bizde.
At Yarişi
Temelle dursun bi gün sinamaya giderler, filmde bir at yarisi sahnesi vardir ve temel dursuna sorar;
-İddaya varmisun ben diyrum 1.at kazanur.
dursun;
-Oldi benda 2. ata oynayrum
İddayi temel kazanir ve temel dursunun 5 milyonunu alir. Ertesi gun temel dursunu arar;
-Dünkü film faridiya ben oni bidaa seyretmistum vicdanum rahat etmedi onun icun aradum.
Dursun:
-Benda seyretum.
Temel:
-O zaman niye 2. ata oynadu?
Dursun:
-Süpriz oynadum daa
Hakem
Adamın biri ölüp cennetin kapısına dayandığında, cennetin baş meleği durdurur onu. İçeri almadan önce sorularıma cevap vermelisin? Hayatın boyunca tam anlamıyla iyi bir iş yaptın mı, bakalım? Adamcağız uzun uzun düşünür, hafızasını zorlar, ama ne yazık ki yaptığı iyi bir şeyi hatırlayamaz.
Melek tekrar sorar.
- Peki, bari söyle, hiç cesaret gerektiren bir şey yaptın mı, hayatında?
Adam hemen atılır gururla.
- Yaptım, tabii!
- Anlat bakalım, neymiş bu cesur iş?
Adam anlatmaya baslar.
- Ben futbol hakemiydim. Kadıköy’de bir Fenerbahçe-Galatasaray maçını yönetiyordum. Maçın son dakikasında Fenerbahçe aleyhine penaltı çaldım.
- Vay canına, gerçekten cesurmuşsun sen, hadi geç bakalım! Cennetin kapıları açılır.
Bizim hakem tam geçecekken, melek merak eder:
- Ne zaman olmuştu bu maç?
- Aşağı yukarı üç dakika oluyor..

Temel, bir binanın önünde durmuş, arkadaslari da çatiya çıkmış.
:D
Temel aşağıdan arkadaşlarına,
-Ula sen iki kolunu yana aç aşağı öyle atla demiş.
Birincisi atlamış gümm.
-Ikinciye? Sen sadece sağ kolunu yana aç, öyle atla? demiş. İkinci de atlamış gümmm.
-Üçüncüye? Sen iki kolunu yanına yapıştır öyle atla? demis. O da gümmm.
Yoldan geçen bir adamin dikkatini çekmiş sormuş,
-Kardeşim siz ne yapıyorsunuz Allah aşkına demiş.
Temel cevap vermiş,
-Tetris oynayruz
İş adamı traş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir.
Derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk görürler. Berber, iş adamının kulağına fısıldar; “Bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi…”
Berber çocuğa seslenir: “Ali, buraya gel!”. bunun üzerine …çocuk sakince dükkana girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar.
Berber işadamının kulağına sessizce, “bak şimdi” diye fısıldar ve bir elinde bir milyon, diger elinde yirmimilyon’luk bir banknot olduğu halde çocuğa sorar: “Hangisini istiyorsan alabilirsin?”
Çocuk dalgın dalgın bir bir milyona bir de yirmimilyona bakar ve sonunda bir milyonluk banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır.
Berber işadamına döner ve gülerek: “Gördün mü? Sana söylemiştim.” der.Traş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali’yi görür. Yanına giderek, neden yirmimilyonluk değil de, bir milyonluk banknotu aldığını sorar.
Çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir:
“Hehehe… Eğer yirmimilyonluğu alırsam birdaha öyle çağırmazsın
)