Politik Fıkralar, Siyasi Fıkralar, Politik Fikra, Politik Fıkra Oku, Fıkralar Politik, Siyasi Fıkra

01 Ocak 2009    

Adamın birinin bir papağanı varmış.Papağan devamlı televizyon

seyrediyormuş.Adamda işten eve evden işe giden bir kişiymiş.Bir gün

adam papağanını kafesiyle birlikte balkona bırakmış ve işe gitmiş…

Bir saat sonra sokaktan polis aracı geçerken papağan bağırmaya

başlamış. KAHROLSUN PARALI EĞİTİM KAHROLSUN POLİS V.S.

Ekip aracı hemen durup sesin geldiği yere ateş etmeye başlamış.Ev

darmadağın olmuş.Eve gelen adam hayretler içinde bakakalmış.Neyse

diyerek evi yaptırmış. Ertesi gün aynı olay tekrarlayınca adam evi

gözlemeye başlamış.Ekip aracı karşıdan görününce başlamış papağan yine slogan atmaya tabi polis te ateş etmeye. Durumu gören ev sahibi papağanı alıp tavuk kümesine atmış.Papağan kümeste başlamış volta atmaya bunu gören tavuklar gülüyorlarmış.

Papağanın kafasıda atmış, tavuklara dönüp şöyle demiş…

-Ne gülüyonuz lan ben sizin gibi fahişelikten yatmıyorum.Düşünce suçundan yatıyorum…


————————————————–

ÖN YÜZÜ:

Başkan Bush’un yeni talimatı:
-Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkiliyi çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun ön yüzüne tükürmesi…..”

————————————————–

TiKMiŞiM:

ikinci Dünya Savaşı sırasında ingiltere Başbakanı Churchill radyoda
konuşma yapmaya gidiyormuş. Radyoevinin kapısına gelince, bindiği
taksinin şoförüne sormuş:

- Beni yarım saat bekleyebilir misin?

Karanlıkta müşterisinin yüzünü seçemeyen şoför:

- Özür dilerim, sör, ama başbakanın konuşmasını dinleyeceğim.

Churchill yurttaşının bu ilgisinden pek hoşnut kalarak iki sterlin
uzatmış. Şoför parayı aldıktan sonra yerlere eğilerek selam vermiş:
tikmişim Churchill’i, sizi bekliyorum, efendim.

————————————————–

YILIN FIKRASI:

Bir Ingiliz doktor diyor ki :

Tip bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamin beynini aliriz ve baskasina koyariz ve onu alti haftada is arayacak hale getiririz.

Alman doktor diyor ki :
Bu hiç birsey diil; biz bir adamin beynini çikaririz ve baskasina koyariz ve onu dört haftada savasa hazir hale getiririz.

Amerikali doktor da diyor ki :
Beyler siz çok geridesiniz. Biz Teksastan bir beyinsizi aldik ve beyaz saraya koyduk. Simdi ülkenin yarisi is ariyor, yarisi da savasa hazirlaniyor.

————————————————–

NAPOLYON ve NAM-i KEMAL:

Nam-i Kemal elciler toplantisina Fransaya gider .Toplanti sirasinda Napolyon kursuye cikar ve karatahtaya bir daire cizer, hemen ardindan firlayan Namik Kemal daireyi ikiye boler.

Sinirlenen Napolyon dairenin ortasina kilicini saplar. bizimkide gidip kilicin uzerine iki sise asar. Iyice sinirlenen Napolyon toplantiyi hizla terkeder.

Ne oldugunu anlamayan diger elciler Nam-i Kemale ne oldugunu sorarlar. Nam-ı Kemal gulerek anlatir:

“Daireyi cizince dunya bizimdir dedi, ben ikiye bolunce yarisi bizimdir diye cevap verdim. Kilicini saplayinca silah zoruyla aliriz dedi ve ben siseleri asinca -”Tasaklarimi alirsin” dedim.

————————————————–

BEYiN:

Doktorlar kendi arasında konuşurlar.
ingiliz doktor :
“biz adamın beynini çıkarırız başka bir kafaya koruz ve 6 hafta da iş yapar hale getiririz” der.

alman doktor:
“bu da bi şey mi. biz adamın beynini alırız başkasının kafasına koyarız ve 4 hafta da savaşa hazır hale getiririz” der.

amerikalı doktor söz alır:
“beyler siz çok geridesiniz,biz Teksastan bir beyinsiz aldık, beyazsarayın başına koyduk ülkenin yarısı şimdi iş arıyor diğer yarısı da savaşıyor” demiş.

————————————————–

AMERİKALI, İNGİLİZ VE IRAKLI

Bir Amerikalı, bir Ingiliz ve bir Irakli kahvede oturmus çay
içiyorlarmis. Amerikali çayını bitirince bardagi havaya firlatmis,
silahini cikarip bardaga ates edip parcalamis “Bizde bardaklar o kadar
ucuzdur ki biz Amerika’da ayni bardakla iki kere çay içmeyiz” demis.

Ingiliz de bunun üzerine çayını bitirip bardagi havaya firlatmis ve ates
ederek bardagi parçalamis “bizim Ingiliz kumsallarinda bardak yapacak cam
için o kadar çok kumsal vardir ki, ayni bardakla iki kere çay içmeyiz”
demis.

Bunun üzerine Irakli da buz gibi sogukkanli bir sekilde çayını
bitirmis, bardagi havaya firlatmis, silahini çekip Amerikali ve Ingilizi
vurup öldürmüs Bagdat’ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar çok var ki,
biz ayni adamlarla iki kere çay içmeyiz” demis.

————————————————–

100 METRE:

Tayyip’le Bush ilk bulusmalarinda birbirlerine hava atarlar…

Bush, Tayyip’e “Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü diriltiriz” der.

Tayyip altta kalmaz ve karsilik olarak “Bizde öyle bir teknoloji var ki,
partimizin bütün üyelerine 100 metreyi 3 saniyede kosmayi ögretiyoruz” der.

Türkiye’ye döndügünde Tayyip’i bir düsünce alir. Danismanlarini çagirtir ve
attigi palavrayi anlatir. “Haftaya Bush geliyor. Yalanimiz ortaya çikacak, acaba ne yapsak?” diye sorar.

Danismanlarindan biri hemen yanitlar: “Onlara ölüyü nasil dirilttigini sordunuz mu?” “Hayir sormadik” “O halde hiç korkmayin baskanim, alin Bush’u Anitkabir’e götürün. Atatürk’ü diriltmesini isteyin.

Diriltmezse o rezil olur. Yok eger diriltirse,siz zaten 100 metreyi 3 saniyede kosarsiniz!!!”

————————————————–

HiTLER ve STALiN:

Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadirlar. Bir adam içeri girer ve barmene bunlar Hitler ve Stalin degil mi diye sorar. Barmen “Evet, onlar” der.

Sonra adam onlara dogru yürür ve sorar:
“Selam, ne yapiyorsunuz?”
Hitler cevaplar:
“3. Dünya savasini planliyoruz.”
Adam sorar. “Gerçekten mi? Neler olacak?”

Hitler: “Bu sefer 14 milyon yahudiyi ve bir bisiklet tamircisini öldürecegiz” der.

Adam sorar: “Bir bisiklet tamircisi mi???!”

Hitler Stalin’e döner ve der ki:

“Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon yahudiyi takmayacagini söylemistim!”

————————————————–

iSTANBUL’UN FETHi:

Akşemsettin ve Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethi günü, yanlarında Fatih’in hocaları Molla Gürani, Molla Hüsrev de olduğu halde, törenle İstanbul’a giriyorlardı.
Bizanslılar, şehrin Fatih’ine çiçek vermek için yarış ediyorlardı. Bir yerde, şehri fetheden kişinin bu ak sakallı hocalar arasında gencecik Fatih olacağını düşünmediklerinden, çiçekleri, ak sakallı Akşemsettin’e uzattılar. Akşemsettin, hemen atını geri çekerek, beyaz at üzerindeki genç Fatih’i gösterdi:
-Padişah ben değilim.
Fatih Sultan Mehmet:
-Ona geldiniz, ona. Padişah benim, ama o da benim hocamdır…

————————————————–

TÜRK CEHENNEMi:

Cehennemde her ülkenin bir kazanı varmış içinde sıcak kaynayan yağ olurmuş günah işleyenler bu kazanlarda cezalandırılıyormuş.kazandan kafasını çıkaranları zebaniler kafasınıa vurarak geri kazana sokuyormuş. baş zebani bir bakmış diğer kazanlarda her kes çıkmaya çalışıyor ama türkiyenin kazanından kimse kafasını bile çıkarmıyor baş zebani zebanilerden birini çağırmış ve sormuş niçin türkiyenin kazanından kimse çıkmıyor yoksa orda günahkar yokmu?
zebani: olmazmı, ama çıkmaya çalışanı alttakiler geri çekiyor…

————————————————–

5 LiTRE

Amerika’da adamın biri işine giderken birden anormal bir trafiğin içine düşer, ama trafik bir santim bile
kıpırdamamaktadır.
Bir süre sonra aracının yan camına birisinin tıkladığını farkeder ve camı açar.
- Ne var acaba?
- Teröristler Bush’u yakaladılar. Eğer 1 milyar dolar verilmezse, üstüne benzin döküp yakacaklarmış.
- Haa şimdi anladım bu trafiği…
- Ya işte onun için, herkesten biraz yardım topluyoruz.
- İnsanlar ne kadar veriyor ortalama olarak?
- Valla yaklaşık 5′er litre…

————————————————–

TÜRKLER iŞTE:

Bir tıp kongresinde doktorlar tıpta gerçekleştirdikleri son gelişmeleri anlatıyorlarmış.İngiliz cerrah çıkmış kürsüye anlatmaya başlamış;

-Bir trafik kazasında bir adamın sadece bir parmağı sağlam kalmıştı. Biz onu aldık. Ona vücut ekledik. Organlarını, kasları ekledik. O kadar mükemmel yaptıkkı çok çalışkan bir insan oldu. 50 kişinin yapacağı işi yaptı. 50 kişi işsiz kaldı.

Kürsüye Alman cerrah çıkmış;

- Biz bir kişinin sadece bir tel saçını bulduk. Ona organlarını ekledik.Kemik ekledik, kas giydirdik. O kadar muazzam yaptık ki çok süper birisi oldu. Çok çalışkandı. 100 kişinin yapacağı işi yapıyordu ve 100 kişiyi işsiz bıraktı.

Kürsüye Türk cerrah çıkmış;

- Siz var olan, elle tutulabilir şeylere vücut yapmışsınız. Biz daha zor olanı yaptık. Bir tik bulduk. Onu aldık, ona uzuvlar ekledik, kemik ekledik, kas yaptık. Bu kişi o kadar çok çalıştı ki başbakan oldu. Ve 2.000.000 kişiyi işsiz bıraktı.

————————————————–

DÜŞÜNCE SUÇU:

Adamın birinin bir papağanı varmış.Papağan devamlı televizyon

seyrediyormuş.Adamda işten eve evden işe giden bir kişiymiş.Bir gün

adam papağanını kafesiyle birlikte balkona bırakmış ve işe gitmiş…

Bir saat sonra sokaktan polis aracı geçerken papağan bağırmaya

başlamış. KAHROLSUN PARALI EĞİTİM KAHROLSUN POLİS V.S.

Ekip aracı hemen durup sesin geldiği yere ateş etmeye başlamış.Ev

darmadağın olmuş.Eve gelen adam hayretler içinde bakakalmış.Neyse

diyerek evi yaptırmış. Ertesi gün aynı olay tekrarlayınca adam evi

gözlemeye başlamış.Ekip aracı karşıdan görününce başlamış papağan yine slogan atmaya tabi polis te ateş etmeye. Durumu gören ev sahibi papağanı alıp tavuk kümesine atmış.Papağan kümeste başlamış volta atmaya bunu gören tavuklar gülüyorlarmış.

Papağanın kafasıda atmış, tavuklara dönüp şöyle demiş…

-Ne gülüyonuz lan ben sizin gibi fahişelikten yatmıyorum.Düşünce suçundan yatıyorum…

————————————————–

ÇiKLET:

Fransiz delikanli, Paris’in bulvar kafesinde oturmus, tipik kahvaltisini yapiyor. Kahve, kruvasan, ekmek, tereyag, recel Yan masaya agzinda cikleti ile tipik bir Amerikali turist oturmus, sohbet baslamis.

Amerikali: -”O ekmegin hepsini yiyecek misin?”

Fransiz:-”Tabii”

Amerikali : Biz yemeyiz, icinden biraz alir yeriz, kalan bir ficida toplanir,
fabrikaya gider, kruvasan yapilir, Fransa’ ya satilir.”

Fransiz cevap vermemis.

Amerikali: -”Recel de yer misiniz?”

Fransiz (Ofkeli): -”Tabii”

Amerikali : Biz meyveyi taze yeriz. Kabuklarini, cekirdeklerini, curumuslerini bir ficida toplar fabrikaya gonderir, recel yapar, Fransizlar’ a satariz.”

Fransiz: -”Peki siz kullandiginiz prezervatifleri sevistikten sonra ne yaparsiniz?”

Amerikali: -”Atariz tabii”

Fransiz: -”Biz atmayiz. Bir ficida icindekilerle biriktirir, fabrikaya gonderir, ciklet yapar, Amerika’ ya satariz!”

————————————————–

SANA KOYSUNLAR:

Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Belediye Başkanlığı zamanında fırınları geziyormuş. Kendisine, ağzı oldukça bozuk bir fırıncı pasta ikram etmiş. Fahrettin Bey, şöyle bir tadına bakmış ve sormuş:

“Hımmm!… Çok güzelmiş, ne kattın buna?”

Fırıncı gülümseyerek yanıtlamış:

“Sana koydum efendim!”

Fahrettin Bey, bu söz üzerine pastadan bir lokma daha almış ve devam etmiş:

“Ben de bütün fırıncılara söyleyeyim de, hepsi Sana koysunlar!…”

————————————————–

ELEKTRiKLER KESiK:

Amerikali bir hükümet yetkilisi şili’deki darbenin hemen sonrasında ülke hapishanelerini incelemek için şili’ye gitmiş. Herhangi bir hapishanede bir süre inceleme yapan yetkili infaz yerlerini merak etmiş ve hep birlikte hapishanenin mahzenine inmişler.

İner inmez çığlıklar duyan misafir yetkili görevlilere bunun nedenini sormuş. Görevliler de ölüm cezalarını uyguladıklarını söylemiş.

Amerikalı yetkili, kendi ülkelerinde elektrikli sandalye kullandyklarını ve bu konuyu daha kolay hallettiklerini söylemiş, aynı uygulamayı yapabileceklerini uyarıcı bir dille ifade etmiş.

Hapishane görevlisi “efendim, biz de elektrik kullanıyoruz ama elektrikler kesik olduğu için şimdilik mumla idare ediyoruz” demiş.

————————————————–

HiTLER:

Hitler üç esir yakalamis, Ingiliz, Fransiz ve bir Yahudi.

- “Size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim” demis.

Ingiliz’e sormus

- “Titanik kaç yilinda batti?”

Ingiliz hemen cevap vermis

- “1912″ diye.

Hitler göndermis Ilgiliz’i. Fransiz’a sormus bu kez:

- “Titanik’te kaç kisi öldü?”

Fransiz cevap vermis

- “1050″.

- “Tamam, sen de gidebilirsin” diye özgür birakmis.

Ve Yahudi’ye dönmüs;

- “Say lan isimlerini!”

————————————————–

ÇALiŞAN:

İçinde sadece bir yatak, ütülenecek elbiseler ve ütü masası ve çıplak bir kadın olan bir odaya önce bir Alman’ı sokmuşlar. Alman önce elbiseleri ütülemiş sonra kadınla sevişmiş.

Sonra odaya bir Fransız’ı sokmuşlar. Fransız’önce kadınla sevişmiş sonra ütü yapmış. Odaya en son giren TEMEL ütüyü kadına yaptırırken aynı zamanda kadınla sevişmiş.

Alaman’a davranışının nedenini sorduklarında

-”Bizim ülkemizde önce iş sonra zevk gelir” demiş.

Fransız ise -”Bizde ise önce zevk sonra iş”demiş.

Temel’e sorduklarında ise -”Bizde çalışanı s….ler” demiş.

————————————————–

ANLAMIŞ DEĞiLiZ:

Donemin amerika ingiltere ve Turkiye Basbakanlari biraraya gelmis ve toplanti sonunda basinin sorularini yanitliyorlarmis

Gazeteci sormus:
- ulkenizde 4 kisilik bir aile ne kadar gelirle rahat bir hayat
surebilir siz onlara ne kadar oduyorsunuz?

amerika basbakani:
- amerikada 4 kisilik bir aile 5000 dolar ile rahat bir yasam surebilir, biz onlara 6500 dolar oduyorum geri kalan 1500 dolari naparlar bilmiyorum.

ingiltere basbakani:
- ingilterede ayni aile 4000 pound ile rahat yasar, biz 5000
veriyoruz 1000 pound nereye gidiyor bilmiyoruz

Turkiye Basbakani:
- Turkiyede ayni ailenin aclik siniri 800 000 000 TL dir. Biz onlara
300 000 000 TL veriyoruz geriye kalan 500 000 000 TL yi nereden buluyorlar bizde anlamis degiliz.

————————————————–

SOSYAL ADALET:

Amerikali bir turist tatil icin Guney Afrika ya gider. O zamanlarda irkcilik had safhadadir. Bizimki gece bir yerlere gidip eglenmek ister bakar ki ulkede sadece sinemalar da kalabalik var hayat orda herkes orda.

Bu da girer kuyruga bilet almak icin sira buna gelince gorevli saskinlikla sorar ` ilk gelisinizmi Guney Afrika ya? ` evet der adam. Kadin ekler burda sadece zenciler girer kuyruga siz direkt alin giseden bileti adam gider gisedeki kimse sorar nereden diye adam da ucuz olsun diye salondan der.

görevli ` ilk gelisiniz mi GuneyAfrika ya? ` evet der adam. Burda sadece zenciler salondan alir siz balkondan almalisiniz der ve adam ordan alir bileti. Film baslar ve ara olur adamin ihtiyaci gelir ve tuvaleti arar ama bulamaz, sorar gorevliye tuvalet neredediye gorevli sasirir ` ilk gelisiniz mi Guney Afrika ya? ` evet der adam.

Burda sadece zenciler gider tuvalete siz balkondan asagi yapin der. Adam baslar yapmaya salona, o sirada zencilerden biri kafasini kaldirir ve adam der ki `ilk gelisiniz mi Guney Afrika ya? ` evet der adam. Zenci ekler oole bir yereyapmayin saga sola sallayinki herkese esit gelsin sosyal adalet saglansin der.

————————————————–

LENiN:

Lenin ölüyor ve Tanri onu Cehenneme koyuyor. Ama bu Lenin
dururmu hiç, başlıyor cehennemde insanlari örgütlemeye.

- “Bakin, biz burada yanıyoruz, acı çekiyoruz, öbürleri
orada cennette rahatla bollukla yaşıyorlar olmaz böyle” diyor

ve cehennemde insanlar ayaklanmaya başlıyor. Melekler hemen gidiyorlar Tanriya; – “Tanrım Lenin cehennemi karıştırdı insanlar ayaklandı” diyorlar.

Tanrı da;
- “O zaman onu alın Cennete koyun” diyor.
Bu sefer de Lenin cennette basliyor konusmaya;
- “Bakın, biz burada bolluk içinde yaşarken cehennemde yoldaşlarımız acı çekiyor, yanıyor, buna izin vermeyelim” diyerek
orayı da karıştırıyor.

Melekler hemen gidiyorlar yine Tanrının huzuruna;
- “Tanrım” diyorlar, “Lenin orayı da karıştırdı insanlar cennette de ayaklandılar ne yapalım?”

Tanrı;
- “Getirin şu Lenin’i karşıma bakayım” diyor.
Melekler gidip getiriyorlar Lenin’i, Lenin giriyor Tanrı’nın
odasına, kapılar kapanıyor aradan 1saat geçiyor, 2 saat geçiyor, Lenin çıkmıyor odadan… Melekler iyice merak etmeye başlıyorlar…

Saatler sonra kapı açılıyor; Lenin çıkıyor içerden. Hemen
giriyorlar melekler içeri; – “Tanrım, ne oldu bu kadar ne konuştunuz?” diye soruyorlar.

Tanrı: – “Ssst! Tanrı yok, hepimiz kardeşiz!!!”

————————————————–

HANGi OTEL:

Isvicre Çin e savas ilan etmis. Bir sekilde Çine kadar gelmisler. Haber Çin basbakanina gec ulasmis.
- Basbakanim Isvicreliler saldirdi Pekine girdiler
- Isvicre de ne?
- Avrupada bir ülke
- Kac kisi bunlar?
- 5 milyon
- Hangi otelde kaliyorlar?

————————————————–

ÖDEŞME:

Adamın biri yolda giderken, birden ayağı kayıp düşmüş. Arkasından gelen
adam, kalkmasına yardım etmiş. Düşen adam teşekkür ettikten sonra “sizin bu
iyiliğinize nasıl karşılık verebilirim?” demiş.

- Vallahi ben şimdiki iktidar partisinin bir üyesiyim. İlk seçimlerde
bizim partiye oy
verirseniz, ödeşmiş oluruz…Adam ters ters bakmış karşısındakine:

- Beyefendi, beyefendi, demiş. Ben düşünce kıçımı yere vurdum, kafamı
değil…

————————————————–

ADOLF:

20. yüzyilin basinda bir evde kucuk bir cocuk babasina sormus: – “Baba!, kedilerin kuyruklarini kesip kemer yapmak günah midir?”
Baba ilgisizce;
- “Günahtir evladim” demis
- “Peki baba zencilerin derilerinden paspas yapmak günah midir?”
- “O da gunahtir evladim”
- “Peki baba japonlarin beyinlerinden corba yapmak gunah midir?”
- “Ooofff! o da günahtir evladim”
- ” Peki baba yahudilerin yaglarindan sabun yapmak gunah midir?”
Baba en sonunda dayanamaz:
- “Degildir ulan. oooff bee Adolf , nerden aklina gelir boyle sorular
sormak?!…”

————————————————–

EŞEK VALi:

Birgün; Kamil Paşa, yapılan bir şikayet üzerine, Şair Eşrefi vilayet makamına davet etmişti. Davete icabet eden Eşref, vilayete geldiği zaman, kendisine valinin encümende olduğunu ve biraz beklemesi icap ettiğini söylediler.

Valiyi bekleyen şair, bir ara konuşulanları dinlemeye çalıştı. O esnada; valinin, münakaşa edilen bir mesele hakkında “O kadar incelemeyin, millet eşektir, anlamaz” dediğini duydu. Bu sözlerden fena halde üzülen şair, cebinden çıkardığı bir kağıda şu kıtayı yazdı ve ordaki odacıca valiye verilmek üzere bıraktı, sonra da çıkıp gitti…

Reddolunmaz sözü ama eşşoğlu can sıkar

Millete eşek diyen eşek herif bilmez mi ki

Sadrazamlar da, valiler de milletten çıkar.

————————————————–

BAKAN KARISI:

Bakanlardan birinin ölmesiyle başka bir milletvekili onun süresini doldurmak üzere seçilmişti. Adam hemen karısına telefon ederek, bu haberi

vermek istedi :

-Bir bakan karısı olmak ister miydin? diye sordu.

Karısı biraz düşündü sonra:

-Hangisinin?

————————————————–

14 MiLYON:

Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadirlar. Bir adam içeri girer ve barmene bunlar Hitler ve Stalin degil mi diye sorar. Barmen

“Evet, onlar” der. Sonra adam onlara dogru yürür ve sorar:

“Selam, ne yapiyorsunuz?” Hitler cevaplar:

“3. Dünya savasini planliyoruz.”

Adam sorar.

“Gerçekten mi? Neler olacak?”

Hitler:

“Bu sefer 14 milyon yahudiyi ve bir bisiklet tamircisini öldürecegiz” der. Adam sorar:

“Bir bisiklet tamircisi mi???!”

Hitler Stalin’e döner ve der ki:

“Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon yahudiyi takmayacagini söylemistim!”

————————————————–

MONiCA:

George W. Bush ölüyor ve hemen cehenneme gidiyor. Orada kendisini seytan karsiliyor ve

-”Hosgeldin, ancak burada yer sikintisi çekiyoruz, cehennem tamamen dolu. Bu nedenle bir kural koyduk. Yeni birisi geldigi zaman eskilerden bir kisiyi cennete gönderiyoruz. Kimin cennete gidecegine sen karar vereceksin. Ancak seçimini yaparken dikkatli ol, çünkü seçecegin kisinin cezasini sonsuza kadar çekeceksin.” diyor. Yürümeye basliyorlar. Seytan ilk kapiyi açiyor: Usame Bin Ladin. Bir direge baglanmis ve sürekli iskence ediliyor.

G.W.Bush: -”Bu olmaz diyor. Sadece cezanin çok agir oldugunu düsündügümden degil, bu adam çektigi cezanin çok daha fazlasini haketmisti. O nedenle burada kalmali.”

İkinci kapi açiliyor: Saddam Hüseyin. Asiri sicak bir yerde gardiyan tarafindan kirbaçlanirken tas kiriyor. Bush’tan yine ayni yanit geliyor. Üçüncü kapi açildiginda Bill Clinton görülüyor. Son derece rahat bir koltuga oturmus,bir elinde büyük bir kanyak kadehi, diger elinde puro ve önünde diz çökmüs bir sekilde Monica Lewinski. George W. Bush mutlu bir sekilde gülümseyerek dönüyor seytan’a:

-”Bence bu çok uygun. Gerçi kendisi politik arenada düsmanim, ama çektigi ceza gayet makul”.

Şeytan siritarak içeriye sesleniyor:

-”Tamam Monica sen gidebilirsin!”

————————————————–

ASLA:

Birgün bir Meksikali, Iranli, Amerikali oturmuslar Kahvede Cay iciyorlar.

Cayini ilk bitiren Meksikali Bardagini havata atar ve derki:

Bizim Meksikada Cam o kadar cok ki biz asla bir defa ictigimiz
bardakta ikinci bir kez Cay icmeyiz.

Buna özenen Iranli da atar bardagini havaya ve derki:

Bizim Iranda okadar cok Kum varki bizde asla birkez ictigimiz bardaktan ikinci kez cay icmeyiz.

Ve bunlari gören Amerikali sakin bir sekilde silahini cikarip Meksikali ve Iranliyi cekip vurur ve derki:

Bizim Amerikada okadar cok Meksikali ve Iranli varki bizde asla ikinci kez bir Meksikali ve Iranliyla Cay icmeyiz!

————————————————–

Tüm Politik Fikraları Okumak için Fikralar Linkine Tıklayınız..

'' Politik Fıkralar, Siyasi Fıkralar, Politik Fikra, Politik Fıkra Oku, Fıkralar Politik, Siyasi Fıkra '' yazımızda telif haklarına ve herhangi bir yasaya aykırı bilgi veya link bulunuyorsa lütfen ILETISIM bölümünden bize bir e-posta göndermeniz yeterlidir.

Yorumlar

Yaptığınız yorumun, yazıyla ilgili olmasına özen gösteriniz.
Yorum eklerken imla hatalarını ve Yorum Kuralları'nı mutlaka okuyunuz.




buaya