Namık Kemal Fıkraları, Namık Kemal Fıkrası, Namık Kemal Fıkraları Oku, Fıkra, Fıkralar

01 Ocak 2009    

Bir yarisma düzenlenir,türkiyeyi temsilen Namık Kemal katilir.Amaç en uzun malı olani 1.seçmek. Yarisma baslar, fransiz çikarir masaya kor:60cm. Herkes alkislar sesler yükselir v.s. Sira Almandadir,kendinden emin bir sekilde oda çikarir 90cm.Sesler dahada yüksek çikar. Son yarismaci Namık Kemal e gelir sira. Açar ve masaya koyar.Ama oda ne! 5-6cm kadar bizimkinin malı.Herkes güler yuhalar.Namık Kamel elini cebine atar ve kirmizi bir mendil çikarir.Mendili malının biraz önünde sallar.Malı oraya kadar uzar,mendili biraz daha malının uzaginda sallar ve hoop mal mendilin yaninda.En son mendili topak yapar ve atabildigi kadar uzaga atar:

-Hadi git getir oglum.

————————————————–

Sahlep:

Basi beladan kurtulmayan Namık Kemal bu sefer de yenicerilerden kacmaktadir! O kostukca yeniceriler arkasindan gelir,

En sonunda köyün meydanina gelen Namık Kemal careyi ciplak bir heykelin yanina gecip ayni onun gibi cirilciplak durmakta bulur. Bu heykel de cocuklarin malını tutup asagi dogru hareket ettirdiginde alttan cikolata veren bir heykeldir…

Tabii cok gecmeden Namık Kemal´i de bu heykel gibi zanneden bir cocugun annesi bizimkinin dalgasini tutar ve asagi dogru indirir. Tik yok! Cani yanar Kemal´in ama yenicerilerde meydanda onu aradigindan sesini cikaramaz, Kadin bir daha dener bir daha ve bir daha…Dayanma noktasinin sinirina gelen Namık Kemal sessizce kadina;

-”Cikolata bitti, Sahlep var sahlep” der.

————————————————–

Papaz:

Bizim Nam-ı Kemalin çok samimi bir papaz arkadaşı vardır.
Yalnz bu papazın bir gözü gün geçtikçe kapanmaktadır. Bu durumuna çok üzülen papaz derdine çare bulabilmek için dünyada gitmediği dokdor gez mediği ülke kalmaz ama bir türlü derdine bir çare bulamaz. Bu arada Namık Kemal papaz derdine çare ararken sürekli

-Ya papaz efendi senin çare bende boşuna çare ararsın sana bir sokayım gözün şak diye açılır der, papazda.

-Git işine olmaz öyleşey hayatta yaptırmam. diye karşı gelirmiş.

Bir gün papaz yine bir doktor ismi öğrenir ve hemen bizim Nam-ı Kemalide yanına alarak atlar uçağa ve soluğu doktorun yanıında alır.
Doktor:

-Malesef papaz efendi senin hastalığının çaresi yok. Boşuna çare arama der. Bunun üzernine papzın bütün ümitleri söner ve uçakla geri dönerler.

Nam-ı Kemal:
-Ya papaz efendi dünyada gitmediğin doktor kalmadı yinede gözünü açtıramadın senin çaren bende bir defada benim dediğimi denesen ne çıkar der.

Tüm ümitleri tükenen papaz bir mütdet düşündükten sonra Namık Kemalin dediğini yapmaya karar verir.
Papaz gerekli hazırlıkları yapar ve Namık Kemal bütün gücüyle yüklenir.

Bunun üzerine papaz ;
Çıkar Amına Koduğumun çoçuğu öbürüde gidiyor.

————————————————–

Gel Pisi Pisi:

Bir yarışma düzenleniyor.Yarışmacılar fransız,alman ve namık kemal.Yarışmada şu 3 katlı bir bina ve her katta 20 kadın kim bu kadınların hepsiyle beraber olursa yarışmayı o kazanacak.Yarışma başlamış fransız girmiş binaya 2.katın merdivenlerinde bayılıp kalmış.Alman girmiş oda 3 katın merdivenlerinde bayılmış.Namıka sıra gelmiş namık binaya gırmiş aradan 4 saat geçmiş namık hala ortalarda yok bi bakalım demişler binanın 1-2-3 katındakı kadınlar baygın halde bizim namık yok terasa çıkmışlar bizim Namık bir kedinin peşinde gel pisi gel pisi..

————————————————–

Sırasını Şaşırmak:

Bir gün namık kemal ingiliz ve fransız bir yarışmaya girerler yarışma
kuralları ise masanın üstünde bir içki var set bir içki bu içkiyi içip ondan sonra karşıdaki mağaranın kapısından girip ayının ensesine vurup diğer kapıdan çıkıp bir tane kızla sevişmek.

fransız içkiyi devirir ve olduğu yerde sızar ingiliz ise içkiyi içer ve mağara kapısının önünde yığılır sıra bizim namıka gelir namık içkiyi devirir biraz bekler irkilir ondan sonra koşmaya başlar mağaraya girer ve1 saat olur çıkmaz 2 saat olur cıkmaz bunlar merak eder içeriye hirmeye tam hazırlanırken namık içeriden çıkar ve

- “ensesine vurulacak kız nerde” der

————————————————–

Gemi Seyahati:

Nami kemal bir gün bir gemi seyehatina cikmis. Gemide dolasirkan bir fransiz adama raslamis. yanina oturmus ve baslamis onunla sohbet etmeye.

Fransiz: Bak namik sana basimdan gecen bir olay anlatacagim. bir gün yine böyle bir seyehata cikmistim, seyahatin tam yari yolunda gemi bir kayaya carpti ve gemi su almaya basladi iceri. millet basladi panik yapmaya, bazilari kendini denize atti. Baktim olmayacak, donumu indirdim ve bir güzel geminin yanina sictim, ama bir sictim ki koc kocaman bir ada yaptim. daha sonra yolcularin hepisi adayi atladi ve kurtuldu.

Nami kemal: Benim basimdanda gecti öyle bir olay der ve baslar anlatmaya nami kemal: Ayni bende bir gemi seyehatinda gemi bir kayaya carpti ve su almaya basladi. baktim millet panik icinde ne yapacagini bilmiyor. Bende cirkartiim yaragimi en yakin adaya uzattim, yolcular köprü olarak üzerinden gecti ve kurtuldu.

Fransiz: Ohhaaa…hic öyle yarak olurmu…
Nami kemal : sendeki o göte bu yarak kücük bile der..

————————————————–

Namık ve Balık:

Günün birinde Namık ile bir Fransız balığa cıkarlar. Yanlarında sadece bir olta vardır ve ikisi de inanılmaz derecede acıkmıstır. Aksama kadar yalnızca bir balık yakalamıslardır.

Aclık da baslarına vurmus ya adamların baslarlar ” o balık benim, hayır benim, hayır senin değil, evet benim” diye kavga etmeye. Kavga büyümüşken Namık hemen”duur duur, aklıma bir sey geldi. En iyisi mi biz bahse girelim. bahis konusu da, birbirimizi becerecegiz. Kim zorlanır da bağırırsa balıktan vazgececektir. Tamam mı?” der.

Fransız adam da kabul eder. Namık” Önce ben baslayacagım” der. Fransız yine kabul eder. Bizim Namık bunu yatırır ve baslar becermeye. Fransız da ”ııhh ahhh offf ımmh” ceke ceke cayırlara tutunur. Namık işini gördükten sonra kalkar ve ” ben balıktan vazgectim al senin olsun” der :) ))

————————————————–

Öyle G..te Böyle Y…k:

Birgün bi şehirde en inanılmaz şeyi yapanlara ödül verileceği açıklanır.Herkes başından geçen olayları anlatmaya başlar.
Adamın biri: Dağları deldiğini söyler.
Herkes çok beğenir.
Başka bir adam bir denizin suyunu içtiğini söyler.
Bu da beğenilir.
Diğer bir adamda bir gemi batarken gemide olduğunu ve sonra bi sıçtığını, herkesin onun boklarına tutunarak hayatta kaldığını söyler.
En çok bundan etkilenirler.
Sıra namık kemale gelir.O da bir gemi batarken gemide olduğunu ve yarrağını gemiden kıyıya kadar uzatıp insanlara köprü yaptığını tüm insanların böyle kurtulduğunu söyler.
Juriden biri sorar: Saçmalama Kemal hiç öyle yarrak olurmu?
Namık kemal cevap verir:Öyle göte böyle yarrak.

————————————————–

Sör Heykeli:

Namık kemal fransiz arkadasiyla bir gun fransayi gezerken bakmislarki bir sör heykelinin altinda turk bir elinde bir parca ekmek sarilmis ekmegi yiyor diger eliylede *ikini tutuyor, fransiz hemen atilir ve namık kemale doner bak ustad sizin turklerin haline bizim sor heykeli dahi sizin turklerin rezilligini gosterir gibi duruyor.Namık kemal hemen atilir derki, yok sustad bizim turk ekmegi yiyor sizin sorde bir parca ekmek istiyor,bizim turkde alda *ikimi ye diyor.

————————————————–

Bisiklet:

Nam-ı Kemal’in aletinin ününü duyan yabancı bir hatun Türkiye’ye gelir ve Nam-ı Kemal’le tanışırlar. Nam-ı Kemal bunu bisikletin ön tarafına oturtur ve gezip dolaşmaya başlarlar. Bir süre sonra hatun şöyle der: “Sen ne biçin Nam-ı Kemal’sin, birde seni öve öve bitiremediler. İki saattir dolaşıyoruz ama donsuz olduğumu fark edemedin.” Nam-ı Kemal hemen cevabı yapıştırır: “Sen iki saattir neyin üstünde oturduğunun farkındamısın?”

————————————————–

Terazi:

Namık kemal ile bir fransız bir gün palan dökene geziye çıkar şanslarına çığ düşer ve en yakın mağaraya girerler. çığ mağaranın girişini kapatmıştır artık.

1 gün 2 gün bunlar açlıktan ölecek hale gelirler ve kurnaz Nam-ı Kemal akıllı bir fikir atar ortaya:

-Böyle olmaz aclıktan ölürüz böyle giderse gel sen benim ağzıma et bende senin der. herkes eşit miktarda… fransızda okey der. önce fransız eder 200 gr sıra namık kemale gelmiştir namık kemal ağzına ederken fransız da bunun pipisi ile oynar ve namık kemal 2kg sıçar.

fransız itiraz eder sen neden fazla ettin diye namık kemal’da söz mü yok :

- “kardeşim sende teraziyle oynamasyadın”

————————————————–

Bilet:

Ülkenin birinde cok azgin mi azgin bir kadin varmis kimse bu kadini cinsel doyuma ulastiramamis! En sonunda Akillara Namık Kemal gelmis olsa olsa bu isi o becerir demisler ve cagirmislar!

Namık Kemal´in de ” Ben bu isi ancak karanlik bir oda da yaparim” diye özel bir istegi olmus!

Netice de Namık Kemal ve Kadin karanlik bir oda da baslamislar sevismeye…

1 saat, 2 saat 3,5,7,10,15,20 saat olmus ikisinde de tik yok…

24 saat sonra artik kadin pes etmeye baslamis ve seslenmis

-”Yeter artik Namık Kemal yeter, ben öldüm!”

-” Ne Namık Kemal´i abla ben Recep!”

-”Recep mi??? Peki ya Namık Kemal? O nerde?

-”O disarda bilet kesiyo abla”

Tüm Namık Kemal Fikralarını Okumak için Fikralar Linkine Tıklayınız..

'' Namık Kemal Fıkraları, Namık Kemal Fıkrası, Namık Kemal Fıkraları Oku, Fıkra, Fıkralar '' yazımızda telif haklarına ve herhangi bir yasaya aykırı bilgi veya link bulunuyorsa lütfen ILETISIM bölümünden bize bir e-posta göndermeniz yeterlidir.
 

Yorumlar

Yaptığınız yorumun, yazıyla ilgili olmasına özen gösterin.
Yorumunuzda imla hatalarını mutlaka kontrol edin. Yorum kuralları için TIKLAYIN!




buaya

(hangi yorumlar onaylanmaz? TIKLAYIN!)