24 Mayıs 2012 | Perşembe

Musa Kazım Sözleri

3 Ocak 2012, Salı ¤ Güzel Sözler

Hikmetli bir kelime, müminin yitik malıdır, öyleyse ilim peşinde koşun.

Allah, ihtiyaç miktarınca yardım eder ve musibet miktarınca da sabır verir.

Emaneti eda etmek ve doğruluk, rızık getirir.

Musibet, sabreden kimseye birdir, sabretmeyen kimseye ise ikidir.

Zulmün zorluğunu, ancak zulme uğrayan kimse anlar.

Kim makam dilerse, helak olur ve kim bencil olursa helak olur.

Ey Hişam! Doğru konuşanın ameli de temiz olur.

Halka göz dikme, çünkü bu sıfat zelil olma ve alçalmanın anahtarıdır.

Şaka yapmaktan sakın, çünkü şaka, imanın nurunu yok eder.

Kim kötülüklerden rahatsız olmazsa, iyilik de onun yanında bir değer taşımız.

Her gördüğün şeyde bir öğüt vardır.

Allah’ın vereceği mükâfata yakini olan, cömertçe bağışta bulunur.

Mutedil davranan, muhtaç olmaz.

Tedbir, maişetin yarısıdır.

Kim ifrat ve tefritten sakınır ve kanaat ederse nimeti baki kalır. Kim de savurgan olur ve israf ederse nimeti yok olur.

Ey adam, Allah’tan kork. Helak olmana sebep olsa bile hakkı söyle. Çünkü gerçekte kurtuluşun ondadır. Ey adam, Allah’tan kork; kurtulmana sebep olsa bile batılı terket. Çünkü gerçekte helakın ondadır!

Mümin, iman ve bela açısından terazinin iki kefesi gibidir; İmanı arttıkça belası da çoğalır.

Kulu, Allah’ı tanımaktan sonra ona en yakın edecek şey, namaz kılması, ana ve babaya iyilik yapması, haset, bencillik ve övünmeyi terk etmesidir.

Allah’ın kulları arasında en kötü olan, kötü dili olduğu için halkın onunla oturup kalkmaktan çekindiği kimsedir.

Ey Hişam! Hz. Mesih(İsa) havarilerine dedi ki; Küçük ve ehemmiyetsiz sayılan günahlar şeytanın tuzaklarından biridir. Şeytan onları size küçük ve ehemmiyetsiz gösteriyorlar, böylece onlar çoğalıyor ve sizi kuşatıyor.

Her kim halka karşı gazabının önünü alırsa, Allah da kıyamet günü ona karşı azabın önünü alır.

Ey hişam! Ziraat yumuşak toprakta olur, taşın üzerinde değil. Böylede İlim ve Hikmet de alçak gönüllerde olur, müstekbirlerin kalbinde değil.

Ey Hişam! Lokman oğluna şöyle dedi: “İnsanların en akıllısı olmak istersen hakka boyun eğ. Ey oğul, dünya derin bir denizdir, insanların çoğu boğulmuştur onda. Yükü İman, Yelkeni Tevekkül, Kaptanı Akıl, Pusulası İlim, Lengeri Sabır olan Takva gemisiyle o denizde hareket etmelisin.

İnsanların bilmeleri gereken dört şey var: Allah’ını tanımak, Allah’ın ona neler yarattığını bilmek, Allah’ın ondan ne istediğini anlamak, onu dinden çıkaran şeyin ne olduğunu bilmek.

İnsanlara kendini sevdirmek aklın yarısıdır.

Çok gam, ihtiyarlık getirir.

Acelecilik, cehaletin ta kendisidir.

Anne ve babasını üzen, onlara asilik etmiştir.

Kendinize fakirliği telkin etmeyin, çünkü bunu yapan cimri olur. Kendiniz için uzun ömür göz önüne almayın, çünkü bu sizi ihtirasa kaptırır.

Allah u Teala diğerlerine söven, ne dediğine ve ona ne dendiğine aldırış etmeyen hayası az kişiye cenneti haram etmiştir.

Ey hişam! Bütün insanlar yıldızları görür. Ama yıldızların seyrini ve duruş yerlerini bilenden başkası onlara bakıp yolunu bulamaz. Sizler de hikmet öğreniyorsunuz, ama öğrendiğiyle amel edenlerden başkası yolunu bulamaz.

Allah’ı tanıdıktan sonra, en büyük ibadet kurtuluşu İmam Mehdi’nin zuhurunu beklemektir.

Allah’a hamd-u sena etmeden ve peygambere salat göndermeden önce dua eden kimse, kirişsiz kemanla ok atan kişiye benzer.

Ey hişam! Akıllı insanlar, İlim ve Hikmetle birlikte olan sınırlı dünya imkanlarını, geniş dünyevi imkanlarla olan sınırlı ilim ve hikmete tercih etmişlerdir.

Nefsini heva ve hevesten korumak için onunla cihad et. Bu düşmanla cihad etmen gibi sana farzdır.

 

Yorumlar