Kader hem zamana [tarihe ve an'a] ve mekana [uzaya ve vucudumuza] yayılan; hem de bizzat bizim ruhumuza, nefsimize, zihnimize, gönlümüze, vicdanımıza, bilincimize yani varlıgımızı teşkil eden yoğunluk bölgesine odaklanan gerilimin adıydı. İyi ile kötü, günah ile sevap, helal ile haram, doğru ile yanlış, ümit ile korku, ödül ile ceza, Cennet ile Cehennem arasındaydık. İnanmak insanın en ince ve en keskin sınırda hareket etmesi demekti. Buna mukabil, teslimiyette, iradenin forsunu aşan bir imkan vardı ki bunu ancak terbiyeden sonra gelen olgunluk sayesinde kavrayabilirdik.
Kartları kader karıştırır, biz oynarız.
Ölümden korkuyorduk, çünkü insandık.
Bazı ihtimaller ihtimal olarak kalmaya mahkumdur.
Hakikat akılla değil, cesaretle bulunur.
İnsan boş bir tüfektir ama bakarsın bir gün patlar.
Ölümden degil, gelecekten korkuyorum.
Hani insan bazen gökte yabancı bir cisim görür de gözlerine inanamaz ya, yanındakine, “Benim gördüğümü sen de görüyor musun?” diye sorar. Ben de seninleyken gözlerime inanamıyordum. Kulaklarıma inanamıyordum. Vücudumdaki hiçbir hücreye inanamıyordum. Kimseye soramıyordum da “Benim gördüğümü sen de görüyor musun?” diye.
Biz yetimler intikam iştiyakıyla doluyuzdur. Dehşeti dengelemeye yatkınızdır. Başkalarının öçlerini de almaya hevesleniriz. Yetimlik bize kanlı doğaçlamalar yapma cüreti verir. Suçlamakla ya da suç işlemekle kaybolmayan bir masumiyet imtiyazına sahibizdir.
Çok sevmek, sonsuza dek kavuşamamak için en ideal yöntemdir.
Biz bu çağın fiyakalı kaybedenleriyiz.
Seni unutma fikri bile, sana kavuşma umuduna bağlanıyor içimde. Senden kaçış varsa bile kurtuluş yok.
Tek kelimeyle zor, iki kelimeyle çok zordu.
Keşke sen de var olsan ben düşününce.
Aşk hayalin çocuğu, hayal kırıklığının annesidir.
Dostlarımız; biz caddenin kenarında alevler içinde yanarken, karşıya geçip üstümüze işemeye üşenen kimselerdir.
Elli yaşındaki bir adam kendini otuz yaşında hissediyorsa, yirmi yılını boşa harcamıştır.
Son sözlerime şerh düşüyorum, KORKMA BEN VARIM.
Kalbinizde olup da hiç kimseye anlatmayı başaramadığınız, dile getirilmesi imkansız bir şey var ya, işte Allah onu biliyor, üzülmeyin.
Kafa karışıklığı sık görülen bir şeydir.
Bu kitapta anlatılan olayların hepsi gerçektir, fakat hiçbiri henüz cereyan etmemiştir.
Rüyalar alınyazımızın ayrılmaz parçalarıdır.
Yas sezonluk bir duygudur.
İntikam şarabı, yaraları ham olanlara şifa verir.
Bekar bir adam asla pişirmesi yemesinden uzun süren bir yemek hazırlamaz..!
Bir lafı nerenden anlarsan orana girer…
Hayatının geri kalanını birisiyle geçirmek istediğini anladığın zaman, Hayatının geri kalanının bir an önce başlamasını istersin..!
Bütün şarkılarda senden bahsediliyormuş, onu fark ettim.
Biz, Nasreddin Hoca’nın torunlarıyız. Hep bir umut var içimizde. Ya severse ?
Hayatta sevmem dedin ya, bunun bir de öteki dünyası var, umutlanıyor işte insan.
İnsan, kendi samiyetinin altını çizmeye kalkıştı mı, ister istemez üstünü de çiziyor. Samimiyet, mahremiyetle mukayyet olsa gerek.
Yalnızsan yalanlar sana ilaç gibi gelir.
Aşk insanın sadece psikolojisini ve kimyasını değil; tarihini, müzigini, coğrafyasını, edebiyatını, fiziğini, beslenme çantasının içindekileri, hayat bilgisini de değiştiriyor.
Ateşin icadından önce ölüp cehenneme giden mağara adamının hayreti içindeyim.
Herkesin üç kişiliği vardır; ortaya çıkardığı, sahip olduğu ve sahip olduğunu sandığı.
Gökle bir olmadıkça,yerle bir oluyor insan.

Yorumlar