22 Şubat 2012 | Çarşamba

Sigarayı Bırakmak Istiyorum

4 Eylül 2010, Cumartesi  

Sigarayı Bırakmak İstiyorumSigarayı bırakmak istiyorum! Ne siz ne de sevdikleriniz yok yere ölmeyin! Sağlık bir hayat için mutlaka sigarayı bırakın..

İnsan vücudunda, hiçbir bölüm yoktur ki; sigarada bulunan kimyasal maddelerden etkilenmesin. Vücudunuzda kısa bir tur yapacağız ve vücudunuzun ne halde olduğunu size göstereceğiz.

Ağız Kanseri Bir sigara bağımlısı olarak, ağız kanserine yakalanma riskiniz çok yüksek. Ayrıca tütün duman diş eti hastalıklarına yol açar, diş çürümesine ve nefesinizin kötü kokmasına sebep olur. Bunların yanı sıra sigara bağımlılarında kronik baş ağrılarında rastlanır. Beyne giden oksijende azalma olur bu da beyin damarlarının daralmasında neden olur. Bu durum kişiyi felce kadar götürür. »

Kaslar Nasıl Çalışır

21 Ağustos 2010, Cumartesi  

Insan vücudunda 639 tane kas vardır ve bu kasların her biri yaklaşık on milyon kas hücresinden oluşmaktadır. Bu hücrelerden her biri, sanki bir sıraya dizilmiş on adet silindiri olan bir motor gibidir. Bu silindirler, içinde akışkanların olduğu küçük kutulardır ve ne zaman bir kas beyinle ilişkiye geçerse, beyin bu küçük kutulara bir mesaj yollar. Bu küçük kutudaki akışkan, saniyenin çok küçük bir bölümü kadar bir süre için pıhtılaşır ve sonra tekrar akışkan hale gelir. Kası hareket ettiren faaliyet budur.

Bir kas, bir harekete karşı uyarıldığında çok hızlı tepki verir; beyinle, saniyenin onda biri kadar süre içinde ilişkiye geçebilir. Fakat tekrar kendini bırakmadan evvel bir mesaj daha gelir. »

Insan Vücudu Hücreler

21 Ağustos 2010, Cumartesi  

Vücudumuzda çok sayıda hücre bulunmaktadır. Vücudumuzun geri kalanı, sudan başka, çok fazla sayıda karmaşık kimyasallardan oluşur. Bu kimyasallar suyle birlikte hücre adı verilen küçük yapı taşlarında toplanır. Her hücre kendi kendine yeter haldedir ve vücutta değişik bir işlev görür.

Hücrenin şekli ve görüntüsü, ne tür bir görev üstlendiğine bağlıdır. Sinir hücreleri lif şeklindedir ve sinir sistemi üzerinden vücudun her yerine mesaj iletir.

Kırmızı kan hücreleri, ancak mikroskop altında görülebilecek kadar küçük ve yassı diskler halindedir. Kan hücrelerinin yegane işlevi akciğerlerdeki oksijenle bir araya gelmek ve dokulardaki karbon dioksiti oksijenle değiş tokuş etmektir.

Beyaz kan hücreleri şekilsizdir ve böylece bakteri gibi istilacılara saldırabilir. »

Sindirim Sistemi

21 Ağustos 2010, Cumartesi  

Vücuda besin girişi hayatta kalmamız ve gelişmemiz için yeterli değildir. Yiyecekler, vücudun ihtiyacına göre değişmelidir; bu işleme ‘’sindirim” adı verilir.

Ağızda üretilen salya, katı maddeleri parçalamaya yarar. Yiyecekler ıslatıldıktan ve parçalandıktan sonra mideye iner. Burada, mide duvarındaki sular yiyeceklerle karışır ve bu da proteinlerin, basit halde parçalanarak kolay sindirilmesini sağlar. Midedeki maddeler tam olarak asit hale gelene kadar parçalanmaya devam eder ve bu maddeler, sindirici mide suları tarafından iyice çalkalanır.

Yiyecekler sıvılaştırıldıktan sonra ince bağırsağa girer. İnce bağırsağın ilk kısmı olan onikiparmak bağırsağında sindirim devam eder. Pankreas ve karaciğerden gelen sular, yiyeceklerin tekrar »

Kan Neden Kırmızıdır

21 Ağustos 2010, Cumartesi  

Vücudumuzda dolaşan kanda birçok değişik madde ve hücre bulunur. Kanın her parçasının kendine has bir görevi vardır.

Kanımızın sıvı kısmına ”plazma” adı verilir ve kanın yarısından çoğunu oluşturur. Rengi açık sarıdır ve sudan daha yoğundur; böylece birçok madde, içinde çözülebilir. Bu maddeler, kan gücrelerine ek olarak; protein, hastalıklarla savaşan antikorlar, pıhtılaşmayı önleyen fibrinojenler, karbon hidratlar, yağlar ve tuzlardır.

Kırmızı hücreler (alyuvar da denir), kana rengini verir. Sayılarının çokluğu nedeniyle, kanın rengi kırmızıdır. Yaklaşık 35 trilyon küçük, yuvarlak ve yassı disk hep birlikte vücudumuzda dolaşır. Yeni kırmızı hücre büyüdükçe ve ilikte yetişkin şekle geldikçe özünü yitirir, giderek daha fazla hemohlobin oluşturur. »

Antibiyotikler

21 Ağustos 2010, Cumartesi  

Antibiyotikler kimyasallardır. Bu kimyasallar vücuda girdiklerinde, vücudun hastalıklarla savaşmasına yardım eder. Birçok antibiyotik mikroplardan yapılır. Bu küçük canlı nesneler hayatta kalmak için devamlı mücadele ederler. Bu mücadelede mikroplar, çoğu bakterilerin yeniden ortaya çıkmasını engelleyen kimyasallar üretir ve hastalığa yol açan mikropları öldürürler.

Antibiyotiklerin kullanımı, daha önce ölümcül olan çok sayıda hastalığın tedavisi anlamına geliyordu. Antibiyotikler farklı mikroplara karşı farklı işlev görürler. Bazı durumlarda mikrobu öldürebilirler. Bazı durumlarda bakteriyi öldürmekten ziyade, mikropları zayıflatıp bakteri üretimine zarar vererek, vücudun doğal savunma mekanizmalarının devreye girmesini sağlayabilirler.

Virüsler bir hücreyi istila ettiklerinde; dış katmanı yırtarlar, kendilerini yeniden üretmek için ana hücredeki genetik materyali teslim alırlar, yeni virüsler etrafında protein tabakaları »

Insanlar Nasıl Yaşlanır

21 Ağustos 2010, Cumartesi  

Yaşlanma, vücut hücre ve organlarının kendilerini yenileme ve iyileştirmelerinin kademeleri olarak yetersizleşmesidir.

Bunun sebebi, her hücrenin ancak sınırlı sayıda bölünebilmesidir. Vücut hücreleri bu sınıra yaklaştıkça, bölündükleri oranda bir gerileme olur. Bazen, üretilen yeni hücreler bozuk veya görevlerini yerine getiremeyecek durumdadır. Bu da, organlarda yetersizliğe, doku yapılarında değişikliklere ve vücudu daha verimsiz kılan kimyasal reaksiyonlara sebep olur.

Bazen beyne giden mevcut kan miktarı yeterli değildir. Beyin hücrelerinin oksijen ve besin eksikliği duymaları unutkanlığa neden olur. Yaşlıların büyük çoğunluğu hatıralarını anlatmaktan mutlu olurlar. Yaşlı insanlar yakın geçmişteki olayları unutmuş olsalar da, garip bir şekilde »

Böbrekler Nasıl Çalışır

21 Ağustos 2010, Cumartesi  

Böbrekler, fiilen kanımızdaki artık maddelerin büyük bir çoğunluğunu temizlemek suretiyle çalışır ve sağlığımız açısından hayati önem taşır. Her insanın karnının arka boşluğundan geçerek mesaneye giren ve idrar yolu adı verilen iki adet tüp vardır.

Kan, böbreğin içindeki ince tüpler tarafından pompalanır ve zararlı artık maddeler, bu kanallardan dışarı çıkıp idrar yolundan mesaneye iner. Burada vücuttan idrar olarak atılmaya hazırdır. Böbrekler aynı zamanda, tansiyonu düzenlemeye yardımcı olan bazı hormonları da üretir.

Hücreler, besinlerin içinden geçtiği, bir zarla çevrili jölemsi sitoplazmalardan oluşur. »

Nasıl Acıkırız

21 Ağustos 2010, Cumartesi  

Yiyeceğe ihtiyaç duyduğumuz zaman vücudumuz bunu ister. Fakat ”açlık” hissettiğimizi nereden biliriz?

Açlığın boş mideyle bir alakası yoktur; kandaki belli besin maddeleri eksik olduğunda açlık başlar. Kan hazneleri bu besin maddelerinden yoksun kaldığında, beyinde ”açlık merkezi” adı verilen bir bölüme mesaj gönderir. Bu açlık merkezi mide ve bağırsakta bir nevi fren gibi çalışır.

Kandaki besin yeterli olduğu sürece, açlık merkezi mide ve bağırsağın faaliyetini yavaşlatır. Eğer kandaki besin maddeleri eksikse, açlık merkezi mide ve bağırsağı daha aktif hale getirir. Bu nedenle aç bir insan midesinin guruldamasını duyar. »

Bağışıklık Sistemi

21 Ağustos 2010, Cumartesi  

Vücuttaki diğer sistemlerin aksine bağışıklık sistemi vücudun tamamına dağılmıştır. Bakteri ve virüs gibi istilacılara karşı kullanılan ana koruma araçları vücudun lenfatik sisteminde yer alan ve ”lenfosit” adı verilen beyaz kan hücreleridir.

Bu, vücudun tamamına erişen, ince borulardan oluşan bir ağdır. Bu ağ, ”lenf” adı verilen ve bezlerde kurutulup tekrar kana geri döndürülen sulu akışkanlar içerir. Lenf hazneleri uzunluğu boyunca yer alan aralıklardaki küçük parçalara lenf bezi denir.

Vücut yaralandığında veya istilacıların saptandığı hallerde lenfosit dalgaları salgılanır ve lenfositler zarar görmüş bölgede, bu bölgeyi korumak ve iyileştirmek için toplanır. »