22 Şubat 2012 | Çarşamba

Deliymiş AQ

19 Kasım 2010, Cuma  

Adamın birini deli olmadıgı halde deli zannedip tımarhaneye atmışlar. Adam düşünür ve kendine sorar ”yav ben deli değilim ne yapacağım bu delilerle? Birde bakmış takım elbiseli biri kitap okuyor.

Hemen gözleri açılmış adamın;
- oh be kendime bi arkadaş buldum o deli değil heralde baksana kitap okuyo üstelik üstü başı temiz.

Hemen yanına gider.
- selam kardeş seninde bişeyin yok dimi nasıl dayanıyon bunların içinde ?

Adam ona bakar ve;
- sana bişi sorayımmı? der
- sor kardeş »

İki Deli

19 Kasım 2010, Cuma  

İki deli havuzun başına gelirler biri hemen havuza atlar suyu içer azcık içdikten sonra tükürür bunu gören öbür deli ne yaptin lan sen der.

Havuzdaki deli geçen gün iki şeker atmıştım tatlı oldumu diye bakıyordum ama olmamış der.

Dışardaki deli : ulen sen delimisin nesin karıştırsana…

Deli Beton

19 Kasım 2010, Cuma  

Delinin biri Doktora gider. Doktor adamı tepeden tırnağa kontrol ettikten sonra teşhisini bir bir sıralar:

“Karnında su toplanıyor. Adelelerinde kireçlenme var. Böbreklerinde kum var. Kanında da demir fazla…”

Deli çok şaşırarak: “hastiiirrr! işe bak. Yahu doktor ben beton gibiyim”

Deli Leyla

19 Kasım 2010, Cuma  

Kasabanın tekinde bir adam, her gün çalıstığı yerin karşısındaki restoranta gidip çatalla kaşığı koklayıp o günkü menüyü biliyomuş.

Garsonlar bir süre sonra bu duruma gıcık olmuşlar ve sinirlenip bir gün çatalla kaşığı, o kasabada oturan Leyla Hanım’ın vajınasına sokmuşlar(menu’yü bilemesin diye). Ertesi gün adam deli gibi yine koklamış ve garsonu yanına çağırıp sormuş:

“Deli Leyla Hanım burda mı çalışıyor?”

Deliler

19 Kasım 2010, Cuma  

Delileri uçağa bindirmişler, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı. Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı, uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini görmek istedi.

Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı. Baktı, en başta, bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.

- Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu.

Adam:

- Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi.Onlarda benim öğrencilerim.Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum.

Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti.Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi. »

Derece

19 Kasım 2010, Cuma  

Adam karisini doktora getirmisti. “Ne olur bana yardim edin. Bu kadini deli gibi seviyorum. Onsuz yasayamam. Ama karim bir seks manyagi. Hemen tahrik oluyor ve onune gelenle yatiyor. Bir gun elimden bir kaza cikacak. Birinin girtlagim kesecegim.”

Doktor kadini muayene odasina soktu: “Soyunun ve divana uzanin” dedi. Kadin denileni yapti. Ama doktorun eli vucuduna deger degmez elektrik carpmis gibi oldu. Doktora saldirdi. Cigliklar atarak adamin fermuarini indirdi. Doktor ne de olsa erkekti. Daha fazla dayanamadi ve kadinin uzerine uzaniverdi.

Icerden gelen boguk nefesler, cigliklar kiskanc kocanin kuskularim iyice artirdi. Hizla kapiyi acti ve muayene odasina daldi. “Ne yapiyorsun doktor?..” »

Gazete

19 Kasım 2010, Cuma  

Kadın kahvaltı sofrasında gazete okuyan kocasına bakıp söylenmiş:

Keske bir gazete olsaymışım. Böylece büyün gün sıkı sıkı tuttuğun ve ilgilendiğin tek şey ben olurdum.

Adam kafasını bile kaldırmadan cevap vermiş :

Evet keşke sen bi gazete olsaydın; böylece yarın senin yerine yeni bir tane alabilirdim..

Yumak

19 Kasım 2010, Cuma  

Pek saf olan genç kiz yanliz olarak tren ile yolculuk yaparken, oturdugu koltugun karsisina, bitirim ve uyanik bir genç oturur.

Selam faslindan sonra ;
- “Dikkat ettimde sayin bayan , otururken sürekli ayak ayak üstüne atip ellerinide dizlerinde tutuyorsun. Bir sebebimi var acaba…” der..

Genç kiz ;
- “Benim bacaklarimin arasinda bir kesik var. Ayaklarimi açarsam belki bu yirtilip , canim aciyabilir deyince…”
- “Neden üzülüyorsun bende ignesi var. gel hemen dikelim de iyilessin” der ve hemen o tren odasinda kizin isini bitirir. »

AB Komisyonu

19 Kasım 2010, Cuma  

YIL 2050. AB Komisyonu Başkanı odasında otururken, yardımcısı içeriye heyecanla girer:

- Efendim, Türkiye tüm isteklerimizi yerine getirdi. Onları AB’ye alacak mıyız?

AB Başkanı:
- Yok canım, henüz olmaz. Git, duyur, tüm Türkiye ingilizce konuşacak, türkçeyi yasaklıyorum.
- Efendim onu 5 yıl önce yaptılar, hatırlamıyor musunuz?
- O zaman söyle Kıbrısı versinler.
- Efendim onu da 40 yıl önce verdiler zaten.
- O zaman söyle Güneydoğuya özerklik versinler.
- Aman efendim, Türkiyede Güneydoğu mu kaldı, 2020 de bağımsız devlet oldu ya orası zaten.
- O zaman söyle (sözde) Ermeni soykırımını tanısınlar.
- Efendim, sadece Ermeni değil, Pontus, Yunan, Bulgar, Rus, Ukrayna, Moldova soykırımını bile tanıdılar, hatta Çanakkale savaşından dolayı İngiliz, Avustralya, Yeni Zelanda soykırımını bile tanıdılar ya. Nasıl unuttunuz.
- Hımmm o zaman söyle, kokoreç yasaklansın. »

Papağan

19 Kasım 2010, Cuma  

Üç Amerikan askeri Iraklı bir amcanın bakkalına girerler alış veriş yaparken ‘kahrolsun Amerika’diye ses duyarlar. Etrafa bakınırlar ve sesin bir papağandan geldiğini görürler.

Bunun uzerine Iraklı bakkal amcaya ‘bu papağanı buradan yok et yarın geldiğimizde görürsek seni mahvederiz’derler.

Askerler gittikten sonra bakkal amca kara kara düşünmeye başlar çünkü papağan kuşunu çok sevmektedir. Derken aklına cami imamının papağanı gelir.

Hemen imamın yanına koşar başından geçenleri anlatır ve ‘Hocam eğer sakıncası yoksa papağanları değişelim’der Hoca kabul eder ve değişim gerçekleşir.

Ertesi gün işgalci Amerikan askerleri gelir, papağanı görürler ve kızarak :’biz sana bunu yok edeceksin demedikmi? ‘ Amca bu papağan o değil desede inandıramaz. »