Benliğimi ve Malımı Dünyada Feda Etsem Ne Olur ?
ALLAH’a Hamd Olsun, Var ALLAH Yolunda Savaşmaya Yüzbin Rağbetim.
ALLAH’ın ve Evliya Ordusunun Yardımıyla
Küfür Ehlini Baştan Başa Kahreylemek Niyetim
” İmtisal-i Cahidü fi’llah olubdur niyyetüm
Din-i İslam’un Mücerred Gayretidür Gayretüm
Fazl-ı Hakk u Himmet-i Cünd-i Ricaullah İle
Ehl-i Küfri Serteser Kahreylemekdür Niyyetüm
Enbiya Vü Evliyaya İstinadum Var Benüm
Lütf-i Hakk’dandur Heman Ümmid-i Feth ü Nusretüm
Nefs ü Mal İle N’ola Kılsam Cihanda İctihad
Hamdülillah Var Gazaya Sadhezaran Rağbetüm
Ey Muhammed Mücizat-ı Ahmed-i Muhtar İle
Umarum Galib Ola A’da-yı Dine Devletüm ”
Hayatım Boyunca ALLAH’ın Emirlerinden Dışarı Çıkmadım. ALLAH’ın Rızasını Kazanmak İçin Uğraştım. Tek Gayem Bu İdi.
Bu Dünya Ölümlüdür. Her Fani Gibi Bende Ölümü Tadacağım.
Eğer Padişah Ben İsem, Size Emrediyorum. Gelip Ordunun Başına Geçin. Eğer Padişah Siz İseniz, Gelip Devletinizi Düşmanlara Karşı Savunun.
Fatih Olmasaydım Ulubatlı Hasan Olmak İsterdim
İmparatorunuza Söyleyin. Şimdi ki Osmanlı Padişahı Öncekilere Benzemez. Benim Gücümün Ulaştığı Yerlere, Sizin İmparatorunuzun Hayalleri Bile Ulaşamaz.
Ya Ben Bizans’ı Alırım; Ya da Bizans Beni.
Yapmak İstediğimi Sakalımın Bir Teli Bile Bilseydi, Sakalımın O Telini Hemen Koparır ve Yakardım
Dünya Devleti Ebedi Değildir. Fani Cihanda Hiç Kimse de Ölümsüz Değildir. İnsanların Dünyada Nefesleri Sayılıdır ve Ölümsüzlük Kapısı Kapalıdır.
Şeyhim Akşemseddin Hazretleri İle Beraber Yaptığım Zikrin Lezzetine Dünyaları Bile Değişmem. Eğer Şeyhim İzin Verseydi Zikir Yolunu Tercih Eder, Saltanatı Terk Ederdim
ALLAH Yolunda Şavaşmaktır Niyetim
İslam Dininin Yanlızca Yücelmesidir Gayretim
ALLAH’ın ve Evliya Ordusunun Yardımıyla
Küfür Ehlini Baştan Başa Kahreylemek Niyetim
Peygamberlere ve Velilere Dayanmışlığım Var Benim
ALLAH’ın Lütfundandır Fetih Ümidim ve Kuvvetim
Benliğimi ve Malımı Dünyada Feda Etsem Ne Olur ?
ALLAH’a Hamd Olsun, Var ALLAH Yolunda Savaşmaya Yüzbin Rağbetim
Ey Mehmed ! Ahmed-i Muhtar’ın Mucizeleriyle
Umarım Galip Olur Din Düşmanlarına Devletim
İşte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya’yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi’nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar. Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah’ın, Peygamber’in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen laneti onun ve onların üzerine olsun, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın. Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır. Allah’ın azabı onlaradır. Allah işitendir, bilendir
Bu gayr-i menkulatımdan elde olunacak nemalarla İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim.
Ben ki İstanbul Fatihi abd-i aciz Fatih Sultan Mehmed, bizatihi alın terimle kazanmış olduğum akçelerimle satın aldığım İstanbul’un Taşlık mevkiinde kain ma’lümu’l-hudud olan 136 bab dükkanımı aşağıdaki şartlar muvacehesinde vakf-ı sahih eylerim.
Bunlar ki, ellerinde bir kap içerisinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde günün belirli saatlerinde bu sokakları gezeler. Bu sokaklara tükürenlerin tükrükleri üzerine bu tozu dökeler ki yevmiye yirmişer akçe alsınlar; Maazallah herhangi bir gıda maddesi buhranı da vaki olabilir. Böyle bir hal karşısında bırakmış olduğum 100 silah ehl-i erbaba verile. Bunlar ki hayvanat-ı vahşiyyenin yumurtada veya yavruda olmadığı sıralarda Balkanlara çıkıp avlanalar ki zinhar hastalarımızı gıdasız bırakmayalar.
Allah beni bu şehrin halkının müttefiki olarak bu zamana kadar sakladı. Biz bu şehrin düşmanlarına galip geldik ve onların vatanlarını aldık. Burayı Makedonyalılar Taselyalılar ve Moralılar almışlardı. Biz bunların bizlere karşı kötü davranışlarının intikamını yıllar geçmesine rağmen torunlarından aldık.
Sırrıma sakalımın bir tek telinin vakıf olduğunu bilsem, sakalımı kökünden keserim.
Biz toprakları değil gönülleri feth etmeye gidiyoruz.
Bir gece ansızın gelir krallığınızı imparatorluğuma katarım.
İmkanın sınırını görmek için imkansızı denemek lazım.
Düşmandan yüz çevirmek korkaklıktır. Benim ikbalim yücedir. Talihsizlik ise düşmanın nasibidir.
İstanbul’u niçin fethettiklerini sorduklarında önce o benim gönlümü fethettiği için
Ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim!
Eğer kanım ile yükselecekse Hz.Muhammed’in dini; durmayın kılıçlar doğrayın beni.
Şeyhim Akşemseddin Hazretleri İle Beraber Yaptığım Zikrin Lezzetine Dünyaları Bile Değişmem. Eğer Şeyhim İzin Verseydi Zikir Yolunu Tercih Eder, Saltanatı Terk Ederdim.
Evet, padişah benim. Ancak siz yine de çiçekleri ona veriniz. Çünkü kendisi benim hocamdır.
Baykuştan pervâmız yok, biz şahinler sürüsüyüz.
Hekimler niçin bana kıydınız. Son Sözleri.
Düşmanı tanımak, tehlikeyi bertaraf etmek demektir.
Allah bu milleti elli yıldan fazla rahata koymasın, alıştırmasın.
Ey Konstantiniye! Ya sen beni alırsın, ya ben seni alırım.
Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.
Benim kudretimin ulaştığı yere onların hayalleri bile ulaşamaz.

Yorumlar