89 Yılın 24cü Meclis Başkanı

05 Ağustos 2009  

TBMM, 23. Dönem 4. Yasama Yılına başlamadan önce başkanını seçti.

TBMM Genel Kurulu, özel gündemle toplanarak, 30. kez Meclis Başkanlığı seçimini gerçekleştirdi. Dünkü birleşimde yapılan ilk iki turda adaylardan hiçbirinin üye tam sayısının üçte ikisinin (367) oyunu alamayınca bugün üçüncü tur yapıldı.

AK Parti Antalya Milletvekili Mehmet Ali Şahin, üçüncü turda aldığı 338 oyla Meclis Başkanı seçildi.

MECLİS BAŞKANI, 30. KEZ SEÇİLDİ

Mustafa Kemal Atatürk’ün 89 yıl önce 24 Nisan 1920 tarihinde Meclis Başkanlığına seçilmesinden günümüze kadar 29 kez Meclis Başkanlığı için Seçim gerçekleştirildi. Genel Kurulun bugünkü birleşiminde, 30. kez Meclis Başkanı seçildi.

Günümüze kadar 4 milletvekilinin ikişer, bir milletvekilinin ise 3 kez Meclis Başkanı seçilmesi nedeniyle günümüze kadar 23 kişi Meclis Başkanı olarak görev yaptı. Mehmet Ali Şahin, 24. Meclis Başkanı oldu.

1920′den itibaren ilk kez Cahit Karakaş, 1977-1980 tarihleri arasında 2 kez üst üste Meclis Başkanlığı görevine layık görüldü. Ardından 1983-1987 tarihleri arasında Necmettin Karaduman iki kez üst üste bu göreve seçildi.

Yıldırım Akbulut, (biri 2 ay olmak üzere) 1987-1989 tarihleri arasında 2 kez Meclis Başkanlığı yaptıktan sonra, 1999-2000 döneminde 3. kez Meclis Başkanı oldu. Akbulut, 3 dönem Meclis Başkanı seçilmiş olmasına rağmen, yasama dönemlerinin kısa tamamlanması sonucu 3 yıl 4 ay süreyle Başkanlık görevinde kaldı.

Hüsamettin Cindoruk 1991-1995 tarihleri arasında iki kez üst üste seçilirken, son olarak Bülent Arınç 2002-2007 tarihleri arasında iki kez Meclis Başkanlığı görevinde bulundu.

GÖREV SÜRELERİ

Meclis Başkanlığını 11 yıl 5 ay boyunca sürdüren Abdülhalik Renda, en fazla süreyle Meclis Başkanlığı yaparken, 2 ay 5 gün süreyle en kısa Meclis Başkanlığını İsmet Sezgin yürüttü.

Mustafa Kemal Atatürk’ün 3 yıl 6 ay yaptığı Meclis Başkanlığı görevini sürdürenlerin yaklaşık görev süreleri sırasıyla şöyle:

“Ali Fethi Okyar 1 yıl, Kazım Özalp 10 yıl 4 ay, Abdülhalik Renda 11 yıl 5 ay, Kazım Karabekir 1 yıl 5 ay, Ali Fuat Cebesoy 9 ay, Şükrü Saraçoğlu 1,5 yıl, Refik Koraltan 10 yıl, Fuat Sirmen 4 yıl, Ferruh Bozbeyli 5 yıl, Sabit Osman Avcı 3 yıl, Kemal Güven 3 yıl 6 ay, Cahit Karakaş 2 yıl 10 ay, Necmettin Karaduman 4 yıl, Yıldırım Akbulut 3 yıl 4 ay, İsmet Kaya Erdem 2 yıl, Hüsamettin Cindoruk 4 yıl, İsmet Sezgin 2 ay 5 gün, Mustafa Kalemli 1 yıl 8 ay, Hikmet Çetin 1,5 yıl, Ömer İzgi 2 yıl, Bülent Arınç 4 yıl 9 ay, Köksal Toptan 2 yıl.”

SEÇİM TURLARI

Meclis Başkanlığı seçimleri, 1961 yılına kadar tek turda tamamlandı. TBMM’nin ilk başkanı olan Mustafa Kemal Atatürk, 120 milletvekilinden 110′unun oyunu alarak bu göreve seçildi.

Fuat Sirmen’in 1961 yılındaki seçimler sırasında 9. turda TBMM Başkanlığına seçilmesinin ardından, günümüze kadar çok turlu seçimler yaşandı. Cahit Karakaş, 1977′de yapılan seçimlerde ancak 38. turda Meclis Başkanlığına seçilebildi. Sabit Osman Avcı 36. tur, Kemal Güven ise 27. turda başkan seçilebildi.

YÖK’e İki Yeni İsim Geldi

18 Temmuz 2009  

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yükseköğretim Kurulu’nda (YÖK) boş bulunan 2 üyelikle ilgili seçimini yaptı.
Gül, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 6′ıncı maddesinin b/1 bendi uyarınca Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Soysal ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet’i YÖK üyeliklerine seçti.

ABD’nin ‘Türk Generaller’ Memnuniyeti

15 Temmuz 2009  

Amerikan Temsilciler Meclisi’nin kıdemli üyesi Jim Moran, “ABD’nin şimdiye kadar Türk ordusunun ülke içindeki etkinliğini destekleyen politikaları Obama hükümeti ile değişti. Türk generallerin ülke yönetimindeki etkilerinin azaldığını görmek memnuniyet verici” dedi.
Sivil siyasete geçişin neticesi olarak, Türkiye’nin komşuları ile herhangi bir çatışmaya girmekten sakınmada başarılı bir yol izlediğini ifade eden Moran, yine barışcıl yollardan Ermenistan ve Karabağ sorunlarının da çözüme ulaştırılması gerektiğini vurguladı.
 
Jim Moran, Ermenistan – Türkiye ilişkisinde Türkiye’nin baskın güç olduğunu belirttikten sonra sözlerine şöyle devam etti: “Amerika’daki Ermeni dostlarımın çoğunun düşündüğünün aksine Ermenistan devlet yapısı işlevsiz bir halde ve değişmesi gerekiyor”

“SARKOZY VE MERKEL BASİRETSİZ DAVRANIYOR”

Türkiye’nin tarihi ve jeopolitik değerleri yüzünden çok daha etkili bir rol ile Doğu – Batı kültürlerini birleştireceğini umduğunu dile getiren Moran, “Türkiye ile Avrupa arasındaki bir ortaklıktan hepimiz faydalanırız. Ortaklık derken, tam manada bir ortaklık demek istiyorum, bazı Avrupalı liderlerin bahsettiği ‘imtiyazlı ortaklığı’ kastetmiyorum” diye konuştu.

Moran, Alman dışişleri bakanının da “anlamsız” bulduğu imtiyazlı ortaklık fikrinin yerini, Türkiye’nin tam üyeliği fikrine bırakması gerektiği görüşünü savundu. Deneyimli politikacı Moran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nicolas Sarkozy ve Angela Merkel, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine itiraz ediyorlar, eğer benim konuşmamı izliyorlarsa, şunu söylemek isterim ki; ikisi de yanlış düşünüyor. Umarım bu tutumun, Fansa ve Almanya’nın basiretsiz politikalarından ibaret olduğunu düşündüğüm, kendilerine ulaştırılır. Türkiye’nin AB üyeliğinin tek faydası ekonomik değil. Bu üyelik Doğu-Batı medeniyetlerinin dönüşümü ve kaynaşması için anahtar rol oynuyor. Eğer 3. Dünya savaşını engelleyeceksek, Türkiye Doğu-Batı arasında asli bir köprü olmak zorunda”

Moran, Türkiye’nin AB üyesi olmasının ABD çıkarlarına uygun olduğunu kaydettikten sonra, Kıbrıs konusunun da üyeliğin önünde engel olarak getirilmemesi gerektiğini ve adada Annan planının uygulandığı takdirde sonuç getireceğini söyledi.

“IRAK’TA TÜRKLER HAKLIYDI, BİZ YANLIŞTIK”

Rumi’deki konuşmasında Irak savaşına da değinen Moran, Türk parlamentosunun yüzde 80′lik bir oyla, ABD’nin Türk topraklarını Irak’a geçiş için kullandırmama kararını aldığını öğrendiğinde sevindiğini kaydetti. Moran,”Irak’a girmemiz Saddam Hüseyin ile ilgili noktadan haklı gösterilebilir, ancak bizim Irak’ı işgal sebeplerimiz göz önüne alındığında korkunç bir hata idi” itirafında bulundu.

“NABUCCO, DOĞU-BATI ARASINDA FİZİKSEL BİR KÖPRÜ”

Türkiye’yi doğalgaz köprüsü haline getirecek Türkiye-Avusturya Doğalgaz Boru Hattı (Nabucco) Projesi’nin “cesaret verici” bir proje olarak değerlendiren Jim Moran, boru hattının Avrupa ile Türkiye arasında fiziksel bir köprü olduğunu anlattı.

Enerjinin modern toplumlarda değerinin çok büyük olduğuna işaret eden Moran, Nabucco’nun Doğu ile Batı’yı birbirine daha da yaklaştıracağını dile getirdi. Nabucco’nun şimdiden Türkiye, Bulgaristan, Macaristan, Avusturya ve Romanya’yı bir araya getirdiğine dikkat çeken Moran, Azerbaycan, Irak ya da başka ülkelerden alınacak gaz ile Rusya’nın Avrupa üzerindeki enerji tekelinin kırılacağını aktardı.

Projenin Avrupa ile Türkiye arasında daha yakın ilişkilerin gelişmesine de katkıda bulunacağını belirten Moran, “Bu boru hattının Ortadoğu ile Avrupa’nın geleceğinin şekillenmesinde önemli yansımaları olacak. Yine Kafkaslar’da, Orta Asya’da da öyle. Eskiden İstanbul dünyanın merkeziydi şimdi istenirse gelecekte de öyle olur. Kendimi tekrar ediyor olabilirim lakin, Türkiye artık bizim dış politikamızda merkez ülke olmayı başarmış durumda” sözlerini sarf etti.

Trabzonspor Şenol Güneş Tazeledi

04 Temmuz 2009  

Trabzonspor’da tek listeyle gidilen 59. Genel Kurul’da Sadri Şener yeniden başkanlığa seçildi. Şener, toplam 786 üyenin oy kullandığı genel kurulda 648 oy aldı.
19 Mayıs Spor Salonu’nda gerçekleştirilen ve oy kullanma işleminin saat 16.00′da sona erdiği olağanüstü genel kurulda, 10 sandık açılarak oylar sayıldı. Oy kullanma hakkı bulunan 5 bin 26 üyenin 786’sının oy kullandığı genel kurulda, tek aday olan Kulüp Başkanı Sadri Şener 648 oyla yeniden başkanlığa seçildi. 138 oy ise geçersiz sayıldı.

 
Sadri Şener’in yeni yönetim kurulu listesinde şu isimler yer alıyor: “Hayrettin Hacısalihoğlu, Necmettin Aytekin, Hasan Yener, Mahmut Aksu, İhsan Alioğlu, Ergin Aydın, Osman İlyas, Raif Akar, Levent Erkuloğlu, Yahya Karahasan, Alihan Ekinci, Mehmet İrfan Coşkun, Mehmet Tunç, Coşkun Çebi.”