Romantik Hikayeler, Romantik Hikaye, Romantik Hikaye Oku, Hikayeler, Romantik Aşk Hikayeleri, Romantik Sevgi Hikayesi

16 Mayıs 2009  

Sadece Nefesimdi:

Ummadık zamanda karşıma çıktı ilginç ya onu sürekli görüyordum ama hiç önemsemiyordum hep bakardı bana hisederdim ama ben hiç bakmazdım agır kız misali =) bigün gözlerine baktım içimde çok ilginç bi kıpırtı oldu kimsenin gözlerinde göremedigim şeyi onun gözlerinde buldum önemsemedim ama zamanla anlıyordum ki onu sevmeye başlıyorum emindim oda benden hoşlanıyordu ilerde başıma gelecekleri bilmezdim ki bu okuyan bayan arkadaşlarıma ibret olsun ben güzelligime güvenip erkekleri kendime aşık edip sonrada hiç tanımıyomş gibi yüzüne bile bakmazdım yalvarırlardı kovardım onları bi gün biri bana beddua etti sende birine aşık ol çek benim çektiklerimi dedi o bedduadan çok etkilendim.

Evet bende aşık oldum ama benim çektiklerim onların çektikleri yanında hiç kalırdı.. çok sevdim nefesim gibiydi herşeyim onundu ruhum bedenim kalbim benligim 3 yıllık bi arkadaşlıgımız oldu ama ne arkadaşlık onun canı sıkılınca ayrılır bir daha gelirdi. ama beni sevdigine emindim kızlarrrr erkeklern sözüne güvnmeyin heleki sizinle rahatça ilişkiye giren erkeklerle aslaaaa çünki seven insan sevdiginin adını bile zikretmeye gözlerine bakmaya kıyamaz.aşık olunca heleki bu ilk aşksa insanın gözüne hayat toz pembe gelir ama aslında hayat çok acımasız insanlarda öyle karşınıxa biri çıkıyo çok seviyosunuz bu zamana kadar kimsele alakanız olmuyo bütün varlıgınızla ona teslim oluyorsunuz ama o sadece sizi kullanıyo sizden daha güzelini bulunca basıyo tekmeyi hemde hiç acımadan hiç düşünmeden siz siz olun kendinizden fazla yada karşınızdaki kişinin hakkettigi kadar deger verin hep zor olun kendinizi kullandırtmayın sonra benim gibi vicdan azabında kalmayın.. ..devam »

Dramatik Hikayeler

16 Mayıs 2009  

DOST’um:
Zamanın birinde bir oduncu, ormanda odun keserken çalı arasında bir yılana rastlamis. Elindeki baltayı kaldırıp yılanın başını vurmak üzereyken bir an göz göze gelmiş. Yaradana olan aşkı yılan bile olsa yaratılana yansımış ve yılanı vurmaya kıyamamış. Yılan da duygulanmış, dile gelmiş. Ey insanoğlu, sen bana kıyamadın, ben de sana bir iyilik edeceğim demiş. Bir kör kuyuya dalmış ve kaybolmuş. Biraz sonra ağzında bir altın lira ile dönmüş ve oduncuya uzatmış. “Bundan böyle ömür boyu sana her gün bir altın lira vereceğim.” Oduncu altını bozdurmuş ve evinde o gün şenlik olmuş. Hiç kimseye olan biteni anlatmamış, ailesi dahil. Herkes sadece oduncunun çok çalıştığı için durumunun düzeldiğini zannetmiş.

Yıllar boyu her gün o kör kuyunun başına gitmiş, yılan ile bulusmuş ve altınını almış. Gel zaman git zaman, oduncu ağır hastalanmış. Kuyunun başına gidemez olmuş. Bir kaç gün geçince bolluğa alışmış evinde darlık başlamış. Oduncu oğlunu yanına çağırmış ve yılanın sırrını anlatmış. “Git kör kuyunun başına ve oğlum olduğunu söyle, yılan sana altın verecek” demiş. Oğlu inanmamış ama gitmiş, yılan önce saklanmış, sonra ortaya çıkmış. Onun oduncunun oğlu olduğuna iyice kanaat getirince de kuyuya inip bir altın getirmiş. Oğlan önce inanmadığı hikayenin gerçek olduğunu görünce hırsa kapılmış, kimbilir daha ne kadar altın var kuyudan içeride demiş. Hırsla yılanı öldürmek için bir hamle yapmış, ıskalamış ama yılanın kuyruğunu koparmış. Yılan da can havliyle dönüp oğlanı sokmuş ve öldürmüş. Akşam yaklaşıp da oğlu gelmeyince oduncu iyice endişelenmiş. Hasta yatağından sürünerek bile olsa kalkmış. Kuyunun başına gitmiş ki oğlu cansız yatıyor. Yılan o arada görünmüş ki, kuyruğu yok ve kanlar içinde. Oduncu durumu anlamış ve çok üzülmüş. Canının parçası oğlu yerde cansız, yıllardır velinimeti olan yılan yaralı. ..devam »