Kimin bu hüzün? Benimse eğer neden içim titriyor hep? Seninse eğer ne işi var bende? Gel bir gece yarısı, al hüznünü. Gel geceye bile söylersem namerdim, gel..
Senin de duyman gerekenleri, sana söylemek içimden gelmiyor. Seni affetmiyorum, konuşmuyorum ve merak edersen, bil. Seni Seviyorum.
Bu da benim yeteneğim Olmasanda severim seni Hatta ayrılırım senden, haberin olmaz…
Sen bana hayır dedikçe, güçlü hissediyorsan kendini, al güç senin olsun.
Boğazımda düğümsün.. Yutkunsam gideceksin, Yutkunmasam ölürüm.
En yakın deniz kenarına atıyorum kendimi. Her dalga halime üzgün. Her dudakta bana tebessüm. Ne vardı diyorum ah ne vardı. Şu kaldırımda resmin olsaydı. Eğilip öperken ben görenler. Varsın dileniyorum sansaydı.
Seninle her şey güzeldi. Sensiz daha güzelmiş. Seninle yaşamamak lazım. Senden sonra yaşanmıyor zaten.
Yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını; Herkesin yüzü ıslak, başları eğik, herkes benim hep olduğum gibi.
Kulaktan kulağa oynamak kadar ilginçtir aşk aslında. Sen ona ‘Seni seviyorum’ dersin, o başkasına.
Yalnızım merak etme, Başka bir memnun oldum’u ziyan etmemek için tanışmadım kimseyle.
Bir kravat boynumda. Ne zaman ayaklarımın altındaki sandalye, Çekilecek diye bekliyorum, Ellerim arkadan bağlandığı için, Giderken alkışlayamıyorum bu hayatı, Boynumu kırabilir bu ip, Ama bil ki, Gülümseyişime engel değil hiç bir kırılma, Ki ben. Sen gittiğinde daha çok kırılmıştım, Üstelik ayaklarımın altından kaymıştı zaten hayatım.
Duvardaki yangın düğmesini örten cam parçasıyım, kurtuluşun olacaksa hiç düşünme ayakkabının topuğuyla kır beni.
Sevdiğim ikinci kadınsın sen. Birincisi annemdi. O doğurdu, sen öldürme.
Üç Şeyden Yoruldum; Ağlamak, Affetmek, Hayal Kurmak.
Mesela ilerde çocukların “anne senin ilk aşkın kimdi” dediğinde eski resimleri çıkarmak yerine “babandı” diyebilmeli insan…
Her ayrılığın tokat gibi… Şamardan anlamaz bu kalp. Kaç kere öldüm hatırlamıyorum bile. Yalnızlık beni sallayamaz, düşer kalkarım…
Konuştuğun kadar şerefli olsaydı hislerin ; şerefini iki paralık etmezdi seçimlerin!
Gideceksen git, İnan beddua bile etmem sana. Bilemem çünkü, isabet eder mi iki yüzlü suratına.
Senin de işin zor. Baksana, ne yapsan seviyorum seni. Öyle ki, sensiz bile.
Kime güzel bir söz söylesem ona aşık olduğumu sanıyor. Oysa ben onlara değil, o sözü söylerken hayal ettiğim kişiye aşığım.
Başkasını sevdiğini duyduğumda üzülmedim, seni sevdiğime üzüldüğüm kadar.
Merak etme üzülmüyorum peşinden.. Ki sen bana unuttum derken, senin kim olduğu hatırlamaya çalışıyordum ben.
Aşk yalansa, neden bu kadar gerçek aşk acısı ?
Dün bi şarkı çıktı radyoda, yarısına ben eşlik ettim yarısına gözlerim. Söylemek çok acıtıyor ama “Ben seni çok özledim
En çok da kendimden özür dilerim. Çünkü bana çok yanlış yaptım.
Bana kötü sözler söyleme. İyiliğin kalsın aklımda. Bağırma bana. Ben seni duyamam şimdi. Kavga edemezsin ki artık benimle. Ben sana sadece ‘susarım’ artık….
Olmadı… Sensiz Uyanmamak İçin. Bu Gece de Uyunmadı.
O kadar yoruldum ki artık hayattan. Yoldan geçen bir taksiyi çevirip, uzaklaşan hayallerimi takip et diyesim var.
Keşke Pın kodunu 3 kere yanlış girince kitlenen telefonlarımız gibi, kalplerimiz de 3 kere yanlış insanları sevince kitlense.
Kaç sitem, kaç boşvermişlik indiriyorum yüreğime. Öyle çok konusacaktim ki, anla ne kadar sustum işte.
Herkes sevdiğinin peşinde boşuna koşmak yerine, kendisini sevene evet dese; bitecek bu film .
Sevemedim pazar günlerini. Ya okulu düşündüm. Ya da babamın şehir dışı kamyon şoförlüğünü. Hiçbir şey sevdiremedi pazarları bana. Bilsem bir pazar günü geleceksin. Islatacaksın dudaklarımı. Sevmez miydim canım pazarları. Tam özür dileyecektim bütün pazarlardan. Gittin. Eski pazarları bile özlettin.
Telefon rehberi mutsuzluk verir insanlara, dost diye geçinip, en zor anlarında aramayan sahtelerin yazılı belgeleridir aslında.
İlk defa ayağıma kadar geldin ve ilk defa bu kadar üzgün gördüm seni! Daha önce yanımda hiç ağlamamıştın. Başucuma bıraktığın gülleri koklayamadım bile ve sen giderken ayağa kalkıp yolcu edemedim, Kusuruma bakma. Dün gece ölmüştüm.
Gel dedim. Uzak dedi.. Bilemedi.. Gün gelecek, uzak dedigi kadar bile yakın olmayacağım o’na.
Öyle bir yerden kırdın ki beni. Tam iki ye bölündüm. Boşuna anlatma yanlş anladklarımı. Sadece yarımım.Ne seni ne sesini tanırım.
Ne canın olmak istiyorum nede herşeyin. Sadece dişin olmak istiyorum. Bana bakmadığında çürüyüp canını yakmak için.
Yakalanmamak için kızın adını telefonuna erkek adıyla kaydedenin hayatı; başka bir telefonda kız adıyla anılmakla geçer.
Gözlerine bakarken umrumda değil mevsimler. Gülüşün hep deniz kenarı bana.
Hani anlat desem içindeki sevgiyi; ilk kelimenden sonra kaç dakika sürer? Söylesene beni kaç harfle sevdin?
Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın. Belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.
Biten bir aşkın ardından ağlanmaz, Yeniden başlanması için çabalanmaz. Sen benim… için öldün, bilirim ki ölüler birdaha canlanmaz…
Doğru İnsanı Arayıp Durmuş Herkes Aşık Olmak İçin… Kimse Uğraşmamış Doğru İnsan Olmak İçin.
Ben sana yanarken şimdi ‘… Sen kim bilir nerede üşüyorsun…?
Terk edilirken görüşürüz kelimesi kadar acıtan birşey yoktur hayatta. Öldürdüğü yetmezmiş gibi, bir de umut verir adeta.

Yorumlar