04 Şubat 2012 | Cumartesi

Oscar Wilde Sözleri

28 Ocak 2012, Cumartesi  

Ne var ki müzik sözle konuşmaz.İçimizde yarattığı şey de yeni bir kaostur.Sözcükler ! Basit, sıradan sözcükler ! Nasıl da korkunçturlar ! Nasıl duru, canlı ve acımasız ! İnsan onlardan kaçamıyordu.Gene de nasıl elle tutulmaz bir büyüleri vardı !Maddesiz şeylere esnek bir form verme yeteneğine sahiptirler sanki, sanki kendilerine özgü bir müzikleri vardı, viyola gibi, flüt gibi tatlı.Gündelik sözler ha ! Sözden daha gerçek bir şey var mıydı.

Sosyal demokrasi halkın halk tarafından halk için zorlanmasıdır.

Erdem ve kötü huy, sanatçının sanatının malzemesidir.

Vicdan bizim hepimizi bencil kılıyor.

Dünyayı gördüğünüz gibi anlamaktır bizim işimiz,bildiğimiz biçimde düzeltmeye kalkışmak değil.Hiçbir şey aşırı modern olmak kadar tehlikeli değildir.Bir de bakarsınız modası geçiverir insanın.

Oysa herkes öldürür sevdiğini, Kulak verin bu dediklerime Kimi bir bakışıyla yapar bunu, Kimi dalkavukça sözlerle. Korkaklar öpücükle öldürür Yürekliler kılıç darbeleriyle. Kimi gençken öldürür sevdiğini Kimi yaşlıyken. Şehvetli ellerle boğar kimi Kimi altından ellerle.

Merhametli kişi bıçak kullanır Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur Kimi yeterince sevmez kimi fazla sever. Kimi satar Kimide satın alır Kimi göz yaşı döker öldürürken Kimi kılı kıpırdamadan. Çünkü herkes öldürür sevdiğini Ama herkes öldürdü diye ölmez.

En ateşli tutkular geçtikten sonra geriye garip bir boşluk kalır.

Estetik:Yaşamın gizinin araştırılmasıdır.

Güçtür, insanın sevdiklerine haksızlık etmemesi.

Gerçek dost kişinin başarılarını paylaşabilendir. Rafine kişilik gerektirir.

Geri kalmış demokrasiler için.. Herkes fikrini söyler, kararı ben veririm. Burada demokrasi var.

Gençlik, sahip olunmaya değer tek şeydir.

Ben hiç degişmem ! Neden ? Hayat sana bir şey öğretmedi mi?

Dünya için bir şey yapmaya çalışanlar, katlanılmazdırlar; dünya onlar için bir şey yapınca cana yakın olurlar.

Aşk bile salt fizyolojik bir sorundur. Bizim öz irademizle hiç ilişiği yoktur. Gençler sadık kalmak isterler, kalamazlar; yaşlılar sadakatsizlik etmek isterler, edemezler. Söylenecek söz bundan ibaret. »

Bhagwan Shree Rajneesh (Osho)

28 Ocak 2012, Cumartesi  

İnsanlar tekrar tekrar mutsuzluklarını anlatıp duruyorlar.Hatta abartıyorlar bile,süslüyorlar,büyütüyorlar.Olduğundan daha kötüymüş gibi gösteriyorlar.Neden? Riske atacak hiçbir şeyin yok.Ama insanlar bilinene tanıdık olana yapışıp kalıyorlar.Tek bildikleri mutsuzluk bu onların hayatı.Kaybedecek bir şey yok ama kaybetmekten de çok korkuyorlar.

Kendine karşı dürüst olmayı unutma. Nasıl ? Üç şeyi hatırlamak gerekiyor! Bir , ne olman gerektiğini sana söyleyenleri asla dinleme : kendi iç sesini dinle , sen nasıl olmak istiyorsun ? Yoksa hayatın harcanır gider . İki , maske kullanma – bedeli ne olursa olsun dürüst kal . Öfkeliysen öfkeli ol. Öfkesini bastıran insanın bedeninde blokajlar oluşur . Öfke iki noktadan , tırnak ve dişlerden boşalt…ılır . Uzun süre öfkesini bastıran insanlar daha çok yer , daha fazla sigara içer , daha fazla konuşurlar ; çünkü bir şekilde enerjiyi birazcık boşaltabilmek için çenelerinin çalışması gerekir . Ve öfkeli insanların elleri çirkinleşir , yamuklaşır . Herhangi bir şeyi bastırırsan bedende o duyguya karşılık gelen yer etkilenir . Ağlamak istemiyorsan gözlerin parlaklığını yitirir , çünkü gözyaşı gereklidir . Unutma , içten gelerek gözyaşı dökemezsen , gülemezsin de , çünkü bu diğer uçtur . Gülmek istiyorsan gül ,yüksek sesle gülmenin ters bir tarafı yok . Üçüncüsü , sahici olmaktır ; şimdiki zamana sadık kal , çünkü tüm yalanlar ya geçmişten yada gelecekten içeri sızar . Geçen geçmiştir , üzerinde durma , bunu bir yük gibi taşıma . Gereksiz yere gelecekle uğraşma , yoksa gelecek şimdiki zamanı ele geçirip yok eder ve henüz olmayanlar olmamıştır . Şimdiye sadık kal , işte o zaman sahici olacaksın . Şimdi burada var olmak , sahici olmaktır .

Toplumun stratejisi sizi birbirine düşman iki kampa bölmektir. İçinde hem Yunanların Zorbası, hem Buda’nın Gautama’sı yaşar. Biri maddiyatçıdır, diğeri tinselliğe önem verir. Gerçeklikte bölünmüş değilsin. Gerçeklikte sen ahenk içerisindeki bir bütünsün. Ama bir bütün olmadığını düşünmeye şartlandırılmışsındır. Ve eğer tinsel bir varlık olmak istersen, bedeninle savaşman gerektiği öğretilmiştir. Bedenini fethetmek, onu yenmek, yok etmek… Mümkün olan her yöntemle ona işkence etmen gerekir.

Ben senin hem Zorba hem de Gautama olmanı isterim, ama aynı anda. Birinden birini seçmen gerekmez. Zorba dünyayı temsil eder; tüm çiçekleri, yeşillikleri, dağları, ırmakları ve okyanuslarıyla… Buda ise gökyüzünü temsil eder; tüm yıldızları, bulutları ve gökkuşaklarıyla… Dünya olmadığında gökyüzünün bir anlamı olmaz. Gökyüzü dünya olmadan gülemez. Gökyüzü olmadığında dünya ölü olur. İkisini bir araya getirin, orada varlığın dansı başlar. Dünya ve gökyüzü birlikte dans eder, ve orada bir kahkaha oluşur. Neşe vardır, kutlama vardır.

Bazen gökyüzünde siyah bulutlar olur;gökyüzü bu siyah bulutlar yüzünden değişmez.Ve bazen beyaz bulutlarda olur ve gökyüzü bu beyaz bulutlar yüzünden de değişmez.Bulutlar gelirler ve giderler gökyüzü baki kalır.Sen gökyüzüsün ve düşüncelerde bulutlardır.Eğer düşüncelerini titizlikle izlersen,eğer onları kaçırmazsan,eğer onlara doğrudan bakarsan ilk şey bunu anlamak olacaktır ve bu çok büyük bir anlayıştır.Bu senin aydınlanmanın başlangıcıdır.Artık sen uykuda değilsin,artık gelip giden bulutlarla özdeş değilsin,artık sonsuza dek baki kalacağını biliyorsun.tüm kaygı yok olur.

Aşk öyle derin bir ihtiyaçtır ki onsuz yaşayamazsınız;ya kendisi ya da yedeğini ararsınız.Yedek sahte olabilir ama en azından bir süreliğine aşık olduğunuz hissine kapılabilirsin.Sahtesi bile keyiflidir.Eninde sonunda sahte olduğunun farkına varırsın;o zaman sahte aşkı gerçeğine dönüştüremezsin o zaman sevgili değiştirirsin.İki olasılık var;bu aşkın sahte olduğunu anladığında kendini değiştirebilirsin,sahte aşkı bırakıp gerçek bir aşığa dönüşebilirsin.Diğer olasılık ise sevgilini değiştirmektir.Aklın seçtiği yol budur. »

Osho Sözleri

28 Ocak 2012, Cumartesi  

İnsanlar tekrar tekrar mutsuzluklarını anlatıp duruyorlar.Hatta abartıyorlar bile,süslüyorlar,büyütüyorlar.Olduğundan daha kötüymüş gibi gösteriyorlar.Neden? Riske atacak hiçbir şeyin yok.Ama insanlar bilinene tanıdık olana yapışıp kalıyorlar.Tek bildikleri mutsuzluk bu onların hayatı.Kaybedecek bir şey yok ama kaybetmekten de çok korkuyorlar.

Kendine karşı dürüst olmayı unutma. Nasıl ? Üç şeyi hatırlamak gerekiyor! Bir , ne olman gerektiğini sana söyleyenleri asla dinleme : kendi iç sesini dinle , sen nasıl olmak istiyorsun ? Yoksa hayatın harcanır gider . İki , maske kullanma – bedeli ne olursa olsun dürüst kal . Öfkeliysen öfkeli ol. Öfkesini bastıran insanın bedeninde blokajlar oluşur . Öfke iki noktadan , tırnak ve dişlerden boşalt…ılır . Uzun süre öfkesini bastıran insanlar daha çok yer , daha fazla sigara içer , daha fazla konuşurlar ; çünkü bir şekilde enerjiyi birazcık boşaltabilmek için çenelerinin çalışması gerekir . Ve öfkeli insanların elleri çirkinleşir , yamuklaşır . Herhangi bir şeyi bastırırsan bedende o duyguya karşılık gelen yer etkilenir . Ağlamak istemiyorsan gözlerin parlaklığını yitirir , çünkü gözyaşı gereklidir . Unutma , içten gelerek gözyaşı dökemezsen , gülemezsin de , çünkü bu diğer uçtur . Gülmek istiyorsan gül ,yüksek sesle gülmenin ters bir tarafı yok . Üçüncüsü , sahici olmaktır ; şimdiki zamana sadık kal , çünkü tüm yalanlar ya geçmişten yada gelecekten içeri sızar . Geçen geçmiştir , üzerinde durma , bunu bir yük gibi taşıma . Gereksiz yere gelecekle uğraşma , yoksa gelecek şimdiki zamanı ele geçirip yok eder ve henüz olmayanlar olmamıştır . Şimdiye sadık kal , işte o zaman sahici olacaksın . Şimdi burada var olmak , sahici olmaktır .

Toplumun stratejisi sizi birbirine düşman iki kampa bölmektir. İçinde hem Yunanların Zorbası, hem Buda’nın Gautama’sı yaşar. Biri maddiyatçıdır, diğeri tinselliğe önem verir. Gerçeklikte bölünmüş değilsin. Gerçeklikte sen ahenk içerisindeki bir bütünsün. Ama bir bütün olmadığını düşünmeye şartlandırılmışsındır. Ve eğer tinsel bir varlık olmak istersen, bedeninle savaşman gerektiği öğretilmiştir. Bedenini fethetmek, onu yenmek, yok etmek… Mümkün olan her yöntemle ona işkence etmen gerekir.

Ben senin hem Zorba hem de Gautama olmanı isterim, ama aynı anda. Birinden birini seçmen gerekmez. Zorba dünyayı temsil eder; tüm çiçekleri, yeşillikleri, dağları, ırmakları ve okyanuslarıyla… Buda ise gökyüzünü temsil eder; tüm yıldızları, bulutları ve gökkuşaklarıyla… Dünya olmadığında gökyüzünün bir anlamı olmaz. Gökyüzü dünya olmadan gülemez. Gökyüzü olmadığında dünya ölü olur. İkisini bir araya getirin, orada varlığın dansı başlar. Dünya ve gökyüzü birlikte dans eder, ve orada bir kahkaha oluşur. Neşe vardır, kutlama vardır.

Bazen gökyüzünde siyah bulutlar olur;gökyüzü bu siyah bulutlar yüzünden değişmez.Ve bazen beyaz bulutlarda olur ve gökyüzü bu beyaz bulutlar yüzünden de değişmez.Bulutlar gelirler ve giderler gökyüzü baki kalır.Sen gökyüzüsün ve düşüncelerde bulutlardır.Eğer düşüncelerini titizlikle izlersen,eğer onları kaçırmazsan,eğer onlara doğrudan bakarsan ilk şey bunu anlamak olacaktır ve bu çok büyük bir anlayıştır.Bu senin aydınlanmanın başlangıcıdır.Artık sen uykuda değilsin,artık gelip giden bulutlarla özdeş değilsin,artık sonsuza dek baki kalacağını biliyorsun.tüm kaygı yok olur.

Aşk öyle derin bir ihtiyaçtır ki onsuz yaşayamazsınız;ya kendisi ya da yedeğini ararsınız.Yedek sahte olabilir ama en azından bir süreliğine aşık olduğunuz hissine kapılabilirsin.Sahtesi bile keyiflidir.Eninde sonunda sahte olduğunun farkına varırsın;o zaman sahte aşkı gerçeğine dönüştüremezsin o zaman sevgili değiştirirsin.İki olasılık var;bu aşkın sahte olduğunu anladığında kendini değiştirebilirsin,sahte aşkı bırakıp gerçek bir aşığa dönüşebilirsin.Diğer olasılık ise sevgilini değiştirmektir.Aklın seçtiği yol budur. »

Otto von Bismarck Sözleri

28 Ocak 2012, Cumartesi  

Sabrınızı hiçbir zaman kaybetmeyin, çünkü kapıyı açabilmek için son anahtardır.

Savaş bilimi pek az kişi tarafından bilinen gizemli bir sırdır.

Savaşta silah yerine öğretmen kullansaydık, zafer mutlaka bizim olurdu.

Yarın ne olacağını bilsem, devlet adamı değil kahin olurdum.

Kral hükmeder, yönetmez.

Siyasette resmileşene kadar hiç birşeye inanmayınız.

Dünyayı aldatmak istiyorsanız, doğruyu söyleyin.

Politika tam olarak bir bilim olmasada… Bir sanattır.

Ahmaklar, sarhoşlar ve Amerika için özel bir ilahi adalet var.

Sizin Afrika haritanız gerçekten çok güzel. Fakat benim Afrika haritam biraz farklı. Burası Rusya, ve burası… Burası Fransa, ve biz tam ortadayız – işte benim Afrika haritam.
Bir kimsenin beni yüzüme karşı medhetmeye hakkı olursa, yüzüme karşı beni tenkid etmeye de hakkı olması lazım.

Ya Muhammed! Sana muasir olamadigimdan, cok müteessirim. Beseriyet, Senin gibi mümtaz bir kudreti bir defa görmüs badema göremeyecektir. Binaenalyh, Senin huzurunda kemal-i hürmet ile egilirimç.

İnsanları kandırmak istiyorsan hakikati söyle.

Okulları olan bir ulusun geleceği güvence altındadır.

Okulları olan milletlerin istikbali vardır.

Gençliğe üç öğüdüm var: Çalışın, Çalışın, Çalışın.

Sevdiklerimiz, bizi aldattıkları zaman onları bağışlarız. Aslında en az bağışlanması gereken kişiler onlardır.

19 unda sosyalist olmayanın kalbi yoktur. 30 unda sosyalist olanın beyni yoktur.
Dünyanın aklının yüzde doksansekizi II. Abdulhamidde yüzde biri bende geri kalan yüzde biri ise diğer insanlardadır.

En zayıf oldugunuz an bütün herkes tarafından desteklenir gibi göründügünüz andır. aslında hiç kimse desteklememektedir sizi; size verilen evet sadece bir bekleyişi dile getirmektedir, ve o evetin ardında daima fırtınalı bir gün yatar.

Ovid Sözleri

28 Ocak 2012, Cumartesi  

Alışkanlıktan daha büyük bir şey yoktur.

Çamur yumuşak ve ıslak, çabuk çabuk olalım. Durmadan dönen çark biçim versin ona.

Her şey değişir, hiç bir şey yokolmaz.

Bir at, eğer arkasında onu takip eden ve yakalayacak başka atlar yoksa, hiçbir zaman çok hızlı koşmaz.

Öfke ile beraber akıl da uçup gider.

Öğrenmek güzel şeydir, bir düşmandan bile olsa.

Bir hükümdar, cezalandırırken yavaş, ödüllendirirken hızlı olmalıdır.

Hiçbir devlet gücü hak veremez, dostluk bağlarının koparılmasına.

Ceza kaldırılabilir; ama suç insanın içinde sonsuza kadar yaşar.

Ya başlamamalı, ya da bitirmeli.

Parlamentonun kapıları fakirlere kapalıdır.

Bugüne hazır olmayanın yarına hazır olması daha zor olacaktır.

Nicolas Chamfort Sözleri

28 Ocak 2012, Cumartesi  

Para asıl parayı çekerse, başarı da başarıyı çeker.

En boş geçen günler kişinin gülmediği günlerdir.

Niye evlenecekmişim ki? Evlenirsem başıma gelecek en iyi şey boynuzlanmamaktır ki evlenmezsem bunu çok daha emin yollardan elde edebilirim.

Kadın, gölgeniz gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız kovalar.

Dünyada üç çeşit arkadaşınız olur: Sizi sevenler, sizinle ilgilenmeyenler ve sizden nefret edenler.

Dünyada mutlu yaşamak için,ruhumuzun bazı yönlerini felce uğratmak gerekiyor.

Nelson Mandela Sözleri

28 Ocak 2012, Cumartesi  

Bu ideal uğruna ölmeye hazırım.

Ben acı çekmedim. Günü yaşamanın önemini ve yarını çok düşünmemek gerektiğini öğrendim.

Dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silah eğitimdir.

Mücadele benim hayatımdır.

Novalis Sözleri

28 Ocak 2012, Cumartesi  

Her şakanın içinde bir gerçek gizlidir.

Kötülük akılda yer etmiş, inatçı ve ancak mucize ile iyileşebilen bir ruh hastalığıdır.

Düşümüzde düş görmeye başlayınca, uyanma zamanı yakındır.

Kültür sahibi olmak isteyen insanın ulaşacağı ilk hedef tedbirdir.

Niccolo Machiavelli Sözleri

28 Ocak 2012, Cumartesi  

Kendi düşen adam bırak düşsün . Eğer bir başkası tarafından itilmişse işte o zaman onu tut.

Insanlar genel olarak kötüdürler, bu nedenle de her türlü kötülügü hak ederler.

Kaçman gerektiğinde kaç, cesur olman gerektiğinde cesur ol, her şeyi kendin için yapıyorsun.

Hükümdar halkı öyle korkutmalıdır ki,sevilmese bile nefret de uyandırmasın. Halkın malına ve ırzına dokunulmazsa bu da sağlanabilir. Gerektiğinde sebepleri açıkça belirtilerek birinin kanına girilebilir. Ancak özellikle kimsenin malına dokunmamak gerekir. Çünkü insanlar babalarının kaybını unuturlar da mallarının kaybını unutamazlar.

Düşmanınıza saldırabilirsiniz; doğru mu yanlış mı yaptığınızı düşünmeniz gerekmez, er ya da geç yargı(ç)larınız sizi haklı çıkarmak için en iyi gerekçeleri bulacaktır nasıl olsa.

Bana göre, sadece kendi gücüne dayanıp, insan ve para gücüyle iyi bir ordu kurup gelebilecek her türlü saldırıya yanıt verebilen hükümdar, tam hükümdardır.

Asıl dikkate alınması gereken şu: İnsanlar kazanılmalı, ya da kökleri kazınmalıdır; ağırlıksız baskılara karşı öc almaya kalkışır, ağır baskılara karşı koyamazlar. Bir insana baskı uygulandığında, öyle bir yol izlenmeli ki, öc almayı düşünmeye fırsat bulmasın.

Eğer kötülük yapılacaksa bir anda yapılmalıdır. Bu yolla, kısa sürelere sığacağı için sonuçları daha az acı verir. Fakat iyilikler yavaş yavaş hayat geçirilmeli; tadında böylece daha iyi varılmalıdır.

Devlet bir ulusa dayaniyorsa, yeterli gücü bu kökten alabilir. Kilise devletin karsisinda ya da üstünde olmamalidir.

Genel olarak insanlara ve sözlerine güvenilmez, çünkü insanlar size verdikleri sözü tutmayacak sefil yaratıklardır, sizin de onlara verdiğiniz sözü tutmanız gerekmez.

Korkulmak sevilmekten iyidir. Sevgiyi ayakta tutan şey, şükran hissidir. Ancak insanlar fazlasıyla bencil olduklarından, kendi işlerine geldiği noktada bu şükran hissini bir kenara bırakıp çekip gidebilirler. Oysa korkuyu ayakta tutan, cezalandırılma olasılığıdır ki bu olasılık her zaman daha etkilidir.

İnsanlara ya iyi davranınız ya da onları ayaklarınızın altında eziniz. Çünkü az incindiklerinde intikam peşine düşebilirler, daha fazlasındaysa bunu akıllarına bile getiremezler.

Amaca ulasmak için her araç yasal ve ahlakidir.

İnsanlar size karşı suç işledikleri ve kötülük yaptıkları zaman, sizin onlara vereceğiniz yanıt, onların size yaptığından bin beter olabilir ve olmalıdır.

İnsanlar öylesine saf ve zayıftırlar ki aldatmak isteyen, dilediği kadar ahmağı kolayca bulur.

Adalet daima güçlüden yanadır.

Bir hükümdar hayvan gibi davranabilmelidir. Onun tilki ve aslandan öğreneceği şeyler vardır.

Tuzakları sezmek için tilki, kurtları korkutmak için de aslan olmak zorundadır.

Ben cennete değil cehenneme gitmek istiyorum; çünkü cehennemde papalar, krallar ve prenslerle beraber olurum, oysa cennette sadece dilenciler, keşişler ve havariler var.

Devletten bagimsiz ahlak ve hukuk düsünülemez. Devletin bitigi yerde, hukuk da ahlak da biter. Hukuk ve ahlak devlet için vardir.

Herkes senin nasıl göründüğünü bilir ama çok az insan nasıl olduğunu hisseder.

İnsanlar içinde zorluk gördükleri girişimler karşısında hep hoşnutsuzdurlar.

Din, ahlak ve hukuk devlete baglidir. Amaci gerçeklestirmek için gerektiginde devlet bunlari alet olarak kullanmalidir.

Her hatamın arkasından sonumun geldiğini düşünürüm. Ancak rakiplerim hatanın büyüklüğü karşısında şaşırıyor, her hatamda keramet arıyorlardı. Böyle böyle ünlü oldum.

İnsan istedi mi, pişman olmaya daima zaman bulur.

Nicanor Parra Sözleri

28 Ocak 2012, Cumartesi  

Hevesleri için kimse kimsenin gururu ,duyguları ile oynamasın.. Bu toprağın üstü varsa birde altı var unutulmasın .

Karın ortasında donmak üzeresin. Uyumak tatlı geliyor; ama sen, öldüğünün farkında bile değilsin.

Düşünce ağızda ölür.

İnsanların da yan etkileri var.. Bazıları başını döndürürken, bazıları mideni bulandırabiliyor.

Toprak bir gün yağmurun kıymetini anlayacak; fakat o gün yağmur yağmayacak.

80 yaşında bile aşık olanları garipsemeyin. Aptallığın yaşı mı olur ?

Tek noktaları sevmedim hiç. Benim için sadece üç nokta vardır. Çünkü tek nokta son’u, Üç nokta sonusuzluğu anlatır .

Ne kadar seversen sev; ama asla belli etme sevgini. “Çünkü sevdiğin kişi, sevildiği kadar üzecektir seni.

Belkide tek sorunumuz; değil üzülmeye, üzerine düşünmeye bile değmeyen insanlara kalbimizin değmesidir!

Kendine gel be ! altı üstü bi insansın hepsi bu. Vazgeçilmez sanma kendi, toprağın altı; kendini vazgeçilmez sananlarla dolu.

Birilerinin göz yaşları üzerine kurulan her mutluluk; günü geldiginde en dayanılmaz acılarla intikamını alır.

Paranla şeref kazanma, şerefinle para kazan ki; paran bittiğinde, şerefin de bitmesin.