Hiçbir an’ını tanımlamaya kalkmadan Kısacık ömürler biçiyoruz kendimize
Ömrüm diyorum şimdi ömrüm Üzgün bir çocuksun sen ve yalnız Öyle kal çünkü bu dünyada Sana en çok mutsuzluk yakışıyor.
Hangi şehirde yoksan ben kayboluyorum orada.
Yüreğim diyorum, kekeme, alıngan, serseri yüreğim sen nerden bilebilirsin bir şiirin nasıl yazıldığını.
Hiç özlemedim seni, özlemek dostluktandır, dostluğundan öte bulmalıyım seni.
Burada yağmur yağıyor ama sen şemsiyeni almadan gel yine de.Özletiyor bu çılgın sağanak seni sırılsıklam özletiyor biliyor musun.
Dedi ki o: Yoruldum insan olmaktan İnsan yorulur bazen insan olmaktan.
Beklenmedik bir anda terk edilmişsindir bütün sevdiklerince Suçlamak istemesende hiç kimseyi üzünçle yanmakta yüzün Adını bile koyamadığın bir boğunç dolmakta şimdi yüreğine Ve usulca ağmaktadır gözlerinin peteğine ağulu bir hüzün.
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir. Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü.
Büyülendim ama büyüyemedim Aklım ermedi aynalara ve suya Yüzümü gösterip kalbimi neden Sakladıklarını öğrenemedim Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada.
Aşklar mı diyordun, anladım Senin incindiğin, benimse Yollara düştüğümdür yeniden.
Şimdi beni uçurumdan atsan, düşene kadar aklımdaki tek şey; sırtıma değen ellerin olurdu.
Söz de sararır biterken bir aşk.
Hiç kimse bir aşkı onarmaya kalkmasın, kaybedilmeye değer en güzel anında bitirilmişse eğer.
Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim sokağı devriyeler basar Bir de gülüşün eklenir kimliğime .
Ve kent çıngıraklı bir yılan kadar zehirlidir artık sevgilin mahpusken üstelik kirli bir lekeye döner umutlar.
Kavgadan uzak kalmışsan, sevdadan da uzaksın demektir.
Biten bir aşk için Söylenecek söz şu olmalı: – Güzeldi yine de...
Sesim yoktu. Karanligin karninda yitirdim sesimi. Kör bir kuyuda unutulan Yusuf’tum belki.
Suya düşen bir karanfilse yüreğin, bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm vursun seni o taştan bu taşa o çağlayandan bu çağlayana.
Her aşk bir ayrılık gizler, ayrılıklarsa bir merhabanın sıcaklığını taşır kendisinde.
Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz, belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün
Gün biter gülüşün kalır bende…
Beni artık kimseler aramasın, Aşkın en tabanında yattığım anlaşılmasın…
Bunca acıyı Bunca aşkı Nasıl da sığdırmışsın yüreğine İstersen al Koy kendi ellerinle …Fırtınaları da Sen Yüreğin kadar büyüksün Unutma.
Karşılığı yok hiçbir acının herşey gölgesi kadar ağır sormuyorum artık sormuyorum hergün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya.
Kapağı açılmayan kitaplar, unutulmuş aşklar gibidir. Kitaplardan söz edelim

Yorumlar